Kutsal Hafta: İsa'nın Yeruşalim'e Girişinden Son Akşam Yemeği'ne Kadar Her Şey

Episode 78 March 28, 2026 00:37:07
Kutsal Hafta: İsa'nın Yeruşalim'e Girişinden Son Akşam Yemeği'ne Kadar Her Şey
Özgürce - Türk Hristiyanlar Anlatıyor
Kutsal Hafta: İsa'nın Yeruşalim'e Girişinden Son Akşam Yemeği'ne Kadar Her Şey

Mar 28 2026 | 00:37:07

/

Hosted By

Tiranus - Herkes Duyana Kadar

Show Notes

Bu özel bölümümüzde, Antalya İncil Kiliseleri Başpastörü Ramazan Arkan ile birlikte Kutsal Haftayı ve Hristiyanlık inancının temel taşlarını inceliyoruz. Palm Pazarından başlayarak, İsa Mesih'in Yeruşalim'e görkemli girişini, neden ağladığını, tapınaktaki olayları ve Son Akşam Yemeği'nin derin anlamlarını adım adım ele alıyoruz. Yahudilerin Roma işgalinden kurtulma beklentileri ile İsa'nın ruhsal kurtuluş mesajı arasındaki farkları, Yahuda'nın ihanetini ve İsa'nın öğrencilerini yaklaşan olaylara nasıl hazırladığını konuşuyoruz. Bu hafta kiliselerimizde gerçekleşecek etkinlikler ve Paskalya kutlamaları hakkında da bilgi edineceksiniz. İnancımızın bu en önemli anlarını anlamak ve derinleştirmek için bize katılın!

View Full Transcript

Episode Transcript

[00:00:00] Speaker A: Arkadaşlar merhaba, Özgürcü'ye hoş geldiniz. Bugün Antalya İncil Kiliseleri Başpastörü Ramazan Arkan'la birlikteyiz ve çok önemli bir haftaya giriş yapmak üzereyiz. Yarın kutsal haftanın başlangıç günü. Yani İsa Mesih'in Yerüşalim'e girişini andığımız gün ve elbette bir sonraki hafta Paskalya'yı birlikte kutlayacağız. Fakat bugünkü konumuz kutsal hafta. Hocam hoş geldin. [00:00:21] Speaker B: Hoş bulduk tekrar. [00:00:22] Speaker A: Hocam seni tekrar görmek güzel. Bayağı bir sıkıştırdık ama senin yoğunluğunun içinde bizi de dahil ettin. Çok teşekkürler, ayağına sağlık. [00:00:29] Speaker B: Ben teşekkür ederim. Buraya gelmek bir zevk. [00:00:32] Speaker A: Hocam biraz genel olarak sohbet edelim konuya direkt almadan önce. Bu kutsal hafta elbette bizim kilise için çok önemli bir hafta. Aylar öncesinden hazırlıklar yapılıyor. Zaten her yıl yaptığımız hazırlığın üstüne hazırlık yapılıyor. Neler olacak? Kilise olarak neler yapacağız bu kutsal hafta ve Paskalya için? Ondan kısaca bahsedebilir misin? [00:00:50] Speaker B: Yani çok benim için yoğun ve ama aynı zamanda heyecanlı bir hafta. Ben Noel ve Paskalya zamanlarını çok seviyorum çünkü bu zamanlar aslında kilisenin böyle daha hareketli olduğu ve daha çok etkinliklerin yapıldığı ve bu günlerin öneminin vurgulandığı bir zaman oldu. Ve bunun için de gerçekten kilise olarak çok ciddi hazırlıklar içerisindeyiz. Arkadaşlar yaklaşık bir buçuk aydır çalışmalara başladılar. Koro pratik yapıyor. Güzel bir koro resitalyo olacak aynı zamanda. Tiyatro ekibi yine canla başla çalışıyor. İsa'nın özellikle o son zamanlarını daha iyi bir şekilde canlandırmak için değişik hazırlıklar var yani kilisede. Çok yoğun bir zaman. ve kilise olarak da aslında çok da böyle heyecanlı olduğumuz bir zaman çünkü pazar günü Palm Sunday olarak bilinen Palmiye Pazarı dediğimiz pazar günüyle başlayacak kutlamalar ve Perşembe günü kilisede büyük bir yemek düzenliyoruz. Gelen misafirlerle birlikte özellikle İsa'nın son akşam öğrencileriyle birlikte yemeği bizde birlikte yiyerek canlandıracağız ve onu anımsayacağız. Ardından cuma günü, iyi cuma dediğimiz, yaz cuması dediğimiz aynı zamanda bir kutlamamız var, bir anma zamanımız var ve hemen ardından pazar günü de Türkan Şoray Kültür Merkezi'nde büyük bir Paskalya kutlaması yapacağız saat 2'de. Bunu da buradan duyurmuş olalım. Gelmek isteyenler olursa önümüzdeki pazar nisanın 5'inde Türkan Şoray Kültür Merkezi'nde saat 2'de büyük bir Paskalya kutlaması şenliği olacak. [00:02:32] Speaker A: Evet çok güzel yani güzel hazırlıklar var ve her sene de biraz farklı şeyler de ekleniyor. Bu sene başlamadan önce bir 15 dakikalık bir herhalde bir ekstra müzik olacak. [00:02:41] Speaker B: Aynen. Moldovya'dan gelen kardeşlerimiz olacak. Onların böyle bir 15-20 dakika bir Paskalya konseri gibi mini konser dediğimiz bir şey yapacaklar. Onun için de heyecanlıyız. Heyecanlı olacak. [00:02:53] Speaker A: Her sene dediğim gibi 4. 5. seneme doğru gidiyorum Antalya İncil Kilisesi'nde. Her sene farklı bir şeyler oluyor ister istemez ama çok güzel hazırlıklar var. Türkan Şuray'da çok güzel bir yer zaten merkezi. Bekleriz. Bekleriz herkesi. Hocam konumuz. Dediğin gibi çok güzel açıkladın kutsal haftayı. Biz anıyoruz. Ülkeler, Katolikler, Ortodokslar, Protestanlar, herkes farklı şekilde bu haftaya hazırlanıyor. Hepimiz hemfikiriz. Bu Hristiyanlığın, Hristiyanlık inancının odak noktası olan bir hafta. Palmiye'den dirilişe kadar olan bu 7 gün, 8 günlük zaman inancımızın temelini atıyor. Bu nedenle adım adım ilerleyelim. Elbette bir sonraki videomuzda tam Paskalya'ya odaklanacağız ama bugün Paskalya'ya kadar olan zamana bakalım. Elbette bahsettiğin o Palmiye pazarı. Bunun da nedeni elbette Palmiye dalları seriliyor İsa Mesih'e yarış elime girerken ama onun öncesinde İsa Mesih ilk defa girmiyor yarış elime. Birçok defa girdi. Bunu özel kılan neydi bir arka plandan bahsedebilir misin bize? [00:03:49] Speaker B: Yani aslında bu pazar yani önemli bir pazar. Yahudi takvimine de baktığımız zaman bunu da görüyoruz. Bu aslında İsa ile başlayan bir şey değil. Eski antlaşmada bir gelişi var. Yani bu hikayenin eski antlaşmaya baktığımız zaman eski antlaşmada Tanrı'nın halkını aslında kölelikten kurtardığı zaman o çıkış fısıh bayramı kutlamasına yaklaşıldığı bir zaman ve dolayısıyla İsa bu amaçla geldiği için yeryüzüne kendisine inanan insanları özgürlüğe kavuşturmak yani ruhsal kölelikten kurtarmak için yani İsa'nın son haftası olarak bildiğimiz hafta ve bu hafta özellikle İsa'nın Yerüşalim'e girişiyle başlıyor. [00:04:33] Speaker A: Evet. [00:04:33] Speaker B: Ve çok aslında görkemli bir şekilde olduğunu görüyoruz. Yani bunu görkemli kılanda aslında İsa'nın eski antlaşma peygamberliklerini yerine getirdiğini görmemizden kaynaklanıyor. Yani bu aslında bir sürpriz değildi. Bu öylesine gelişen tesadüf bir olay da değildi. İsa aslında Yerüşalim'e girişiyle eski antlaşmanın vaatlerinin kendisinde gerçekleştiğini ve gerçekleşmekte olduğunu ilan ediyor bu girişiyle ve bu girişi diğer girişlerinden farklı. Evet daha önce İsa'nın defalarca aslında Yerüşalim'e girdiğini görüyoruz ve o girişlerin hepsi sessiz, sedasız bir şekilde oldu. Yani herhangi bir kutlama yapılmadı, herhangi bir karşılama gerçekleşmedi ve İsa daha çok sakin ve sessiz bir şekilde defalarca Yerüşalim'e girdi ve o girdiği zamanlarda da insanlarla ilişkiler kurdu, mucizeler gerçekleştirdi, birçok şeyler yaptı ama bu son hafta Yerüşalim'e girişiyle Yani çok farklı bir karşılama görüyoruz. Yani bütün halk yani düşün toplanmış, kimi ellerinde palmiye yaprakları, o palmiye yaprakları aslında eski antlaşmadan gelen bir alışkanlık ve zaferi simgeleyen bir alışkanlık ve kimi ellerinde palmiye yaprakları, kimi işte elbiselerini, kimi başka şeyler İsa'nın özellikle ayaklarının altına sererek yani büyük bir kutlama yapıyorlar, İsa'nın gelişini büyük bir şekilde kutluyorlar. [00:06:10] Speaker A: İsa Mesih'i dediğim gibi bekliyorlar, beklentileri var, ona gireceğiz birazdan. Fakat sadece hazırlık yapan İsa Mesih, havariler, çünkü havarileri gönderiyor eşekleri bulması için vs. Bir o yandan o var, Roma da hazırlık yapıyor. Roma'nın da bir hazırlığı var. Çünkü yani dini hazırlık, politik hazırlık, politik hazırlıkta neden? Başlamadan önce bahsediyordum biraz da ve listeye de baktım. Çoğu defa, hatta en son İsa Mesih doğmadan dördüncü yılda bir başkaldırış oluyor yine. Kral vefat ediyor. Kral vefatından sonra fısıf bayramı döneminde bir başkaldırış, 3000 kişi öldürülüyor. Roma da biliyor ki bu hafta senin bahsettiğin o özgürlükle çok iç içe. Yani özgürlük üstümüzdeki köleklerden özgür olmayı temsil ettiği için Yahudiler de devamlı fısıf bayramı döneminde böyle bir... Şimdi ne zaman kurtulacağız bu Romalılardan? Beklentisi var ve Roma'da hazırlık yapıyor. Askerler gönderiyor Platus Sezarye'den konutunu Yeruşalim'e taşıyor. Çünkü onlar da biliyor bir şeyler olabilir. Her an her şey olabilir. Politik ve dini hazırlık. O zaman biraz dini tarafına... [00:07:11] Speaker B: Çünkü çok hassas bir gün ve aynı zamanda çok kalabalık oldu. Yeruşalim çok kalabalık olduğu bir gün. Eski Antlaşma'ya baktığımız zaman Eski Antlaşma'da şunu görüyoruz ki bayram kutlamaları Yahudi halkında bayram kutlamaları bulundukları yerlerde yapılan bir şey değildi. Yani Yahudiler bayramları kutlamak için özellikle Eski Antlaşma'da Tanrı'nın onlardan kutlamalarını istediği bayramlar var. Onları kutlamak için ne yaparlardı? Bulundukları yerlerden Yerşelim'e gelirler. Ve Yerşalim'de tapınakta hem ruhsal hem de yani toplumsal kutlamalar yapılırdı. Ve bu kutlamaları Yerşalim'de yapmaları gerekiyordu. Yani bunun da haç yolculuğu diyoruz zaten. Tapınak da orada ve bu zaman da öyle bir zaman. Yeruşalim'e dünyanın birçok yerinden diaspora olmuş olan Yahudilerin gelerek bayram kutlamak istedikleri bir zaman ve aynı zamanda bu bayramın da özel bir hassasiyeti de var. Çünkü bu bayram neyi temsil ediyor? Yahudi halkının yıllarca Mısır'daki kölelikten kurtulup artık yeni bir halk, özgür bir halk olmasını temsil eden bir bayram ve her yıl bu zamanda Yahudiler ne yapardı? Yerüşalim'e gelerek özellikle o kölelikten özgürlüğe kavuştukları günü fısıh zamanını kutlamak için bir araya gelirlerdi ve öylesine özel bir gün olduğu için Yerüşalim'de kalabalık Evet, yani bir başkaldırış [00:08:47] Speaker A: olacaksa bugün olması çok doğal. Çünkü herkes orada, dünyanın her tarafından Roma İmparatorluğu'nun birçok yerinden Yahudi gelmiş, güçlü insanlar var. Bazıları elbette Roma'ya fiksir olarak başkaldırma, bazıları dini nedenlerle hepsi bir arada, yan yana, omuz omuza. Bir şey olacaksa tam bir bombanın patlaması için mükemmel bir zaman onların gözünde. Fakat halkın söylediği bir şey var orada. Yani bunu da destekleyen İsa Mesih girmeye başladığında Türkçe'de kullanmadığımız bir kelime var. Hozana kelimesi. Hozana kelimesi İsa Mesih'ten beklentileri nasıl algamamızı sağlıyor? Biraz onu açar mısın? [00:09:22] Speaker B: Tabii. Yani aslında şeye bakacak olursak dediğimiz gibi İsa, Yerüşalim'e belirli bir amaçla giriyor. daha önce sessiz bir şekilde girdiğini söylediydik defalarca ama artık yani bugün de sessiz bir şekilde girmek istemiyor ve girişini herkese ilan etmek aslında istiyor ve bunu yapmasındaki amaç da eski antlaşmadaki peygamberliğin yerine gelmesi için ve bundan dolayı öğrencilerini ne yapıyor görevlendiriyor gidin diyor işte şurada bağlı bulunan bir sıpa bulacaksınız yani daha önce üzerine kimsenin binmediği onu bana getirin diyor ve öğrenciler İsa'nın sözüne itaat ediyorlar hemen gidiyorlar o sıpayı buluyorlar getiriyorlar ve İsa sıpanın üzerinde Yerüşalim'e görkemli bir şekilde giriyor ve halk da İsa'yı görkemli bir şekilde karşılıyor. Çünkü halkın kafasında İsa'nın kurtarıcı olduğuna dair, Mesih olduğuna dair bir resim var. Bunu da nereden biliyoruz? Çünkü İsa'nın üç buçuk yıl boyunca hizmetine baktığımız zaman İsa hem öğretileriyle hem gerçekleştirdiği mucizelerle yani birçok kişinin dikkatini çekti. [00:10:42] Speaker A: Doğru. [00:10:43] Speaker B: Ve birçok kişi İsa'nın mucizelerine tanık oldu, öğretişlerine tanık oldu. yaptıklarına, söylediklerine, ilişkilerine tanık oldu ve herkesin kafasında böyle bir resim uyanmaya başladı. Bu adam bizim kurtarıcımız, bu adam Mesih olabilir düşüncesi olmuştu. Dolayısıyla İsa da sıpanın üzerinde Yerşalim'e doğru girerken halk ne yapıyor? Aslında onu bir kral gibi karşılamaya başlıyor ve kral gibi karşılarken onun önüne palmiye yapraklarını serdiklerinde ya da giysilerini serdiklerinde hepsi Hozana diye bağırıyor. Aslında aramice bir kelimedir ve bugün Türkçe olarak karşılığı anlamı şimdi kurtar anlamına gelir yani şimdi kurtar yani artık bizim kurtuluş günümüz biz artık kurtuluyoruz bak kralımız geldi ve kral spaya binmiş bir şekilde içeriye doğru, Yerüşalim'e doğru gelirken halkta böyle büyük bir coşku var. Pozana diyerek bağırıyorlar, mezburlar söylüyorlar, ilahiler söylüyorlar. İşte o beklentiyi orada hissedebilirsin. Ayetlere baktığın zaman da görebilirsin. Herkes İsa'yı bir kral olarak, bir kurtarıcı olarak, bir mesih olarak, geldiğini düşünüyor ki gerçekten de öyledir. [00:12:10] Speaker A: Doğru, doğru. [00:12:11] Speaker B: Ve öyledir ama yani burada buna bakmak lazım. Çünkü burada İsa'yı Hozana diyerek karşılayan, ona saygı ile eğilen ve onu yücelten, onu kucaklayan halk, bağırarak onun kurtarıcı olduğunu ilan eden halk, yani bir bakıyoruz ki dört gün sonra değişiyor. [00:12:33] Speaker A: Doğru. [00:12:34] Speaker B: Yani bir anda Hozana diye bağıran insanlar İsa'yı tutukladıklarında Cuma günü görüyoruz ki çarmıha ger diye bağırıyorlar. [00:12:45] Speaker A: Doğru. [00:12:45] Speaker B: İsa'ya saygı gösteren onun önünde pazar günü eğilen insanlar Cuma günü İsa'nın yüzüne tükürüp onu kamçılamaya ve ona eziyet etmeye başlıyorlar. İsa'yı yücelten sözler söyleyen halk yani cuma günü bakıyoruz ki İsa'ya küfür etmeye ve onunla alay etmeye başlıyor. Yani bu neden gerçekleşiyor? Aslında buna bakmak lazım. Çünkü İsa evet bir kral olarak, bir mesih olarak, bir kurtarıcı olarak geldi ama insanlar da bunu o şekilde kabul ettiler. Fakat onların kafalarındaki o kurtarıcı kimliği, o mesih kimliği farklı olduğu için ve beklentileri farklı olduğu için ne yaptılar? Bir anda bir değişiklik gösterdiler çünkü İsa onların beklentilerini yerine getirmedi. [00:13:37] Speaker A: Doğru. Burada başlamadan önce konuşuyorduk, Yoel ağabey de dün dördüncü dersini bitirdi şeyde, kutsal kitap yorumlama ilmi hakkında. Nasıl yorumlamalıyız? Neye göre, neye bakmalıyız? Ve bu aslında bununla çok alakalı. Kutsal kitabı doğru yorumlamazsak, Tanrı'nın yaptıklarını gördüğümüzde farklı bir tepki verebiliriz. Bizim beklentilerimizi karşılamayabilir. Çünkü bizim beklentilerimiz orada yazılan değil, kendi ihtiyacımız ya da ihtiyacımızı hissettiğimiz ihtiyaçlar. Ben bunu hissediyorum. Ben Roma'dan kurtulmalıyım. O zaman Tanrı da beni kurtarmalı. Bir beklenti var orada. Tanrı elbette bir kurtuluş vaat ediyor. Fakat burada bir de İsa Mesih'in girmeden önce bir durumu var. [00:14:16] Speaker B: Evet. [00:14:16] Speaker A: Sen değindin ona. Bence İsa Mesih yani her şeyi bilen Rab bunu da biliyor. Yani beni çok güzel karşılayacaklar. Fakat ağladığını görüyoruz Yeruşalim için. [00:14:25] Speaker B: İşte burası aslında İsa'yı yani dikkat etmemiz gereken noktalardan birisi. Özellikle bu palmiye pazarında. Çünkü ne görüyoruz? halk İsa'yı Hozana diyerek karşılıyorlar, yani övüyorlar, bağırıyorlar, yani yüceltiyorlar. Hatta o zaman Ferisiler halkın bu övgü sözlerini duydukları zaman çılgına dönüyorlar ve onları susturmak istiyorlar ve İsa'ya diyorlar ki ya bak yani öğrencilerini sustur, bu halkı sustur, ne dediklerini duymuyor musun? O zaman İsa diyor ki yani onlar sussa taşlar konuşacak diyor. Yani gerçekten yani övgü had seviyede. Karşılama beklenti had seviyede. Ama burada şunu görüyoruz. Halk sevinirken İsa'yı kurtarıcı Mesih kral olarak ilan ederken ve mutlu bir şekilde yani sevinçle coşkudan onu karşılarken İsa Diyor ki ayete baktığımızda özellikle Luka'ya baktığımızda 41. ayette İsa Yerüşalim'e yaklaşıp kenti görünce diyor ağladı. Yani insanlar sevinirken ne görüyoruz? İsa'nın ağladığını, üzüldüğünü görüyoruz ve diyor ki İsa orada keşke bugün sen de Esenli'ye giden yolu bilseydin dedi. Yani aslında insanlar orada aynı zamanda İsa'nın kurtarıcı Mesih Kral olduğunu ilan ediyorlar ya. İlginç bir söz daha var İsa'nın diyor ki yani orada bir yargı sözü söylüyor aslında. Sen de diyor bağrındaki çocukları da yere çalacaklar. Sen de taş üstüne taş bırakmayacaklar. Çünkü Tanrı'nın senin yardımına geldiği zamanı fark etmedin diyor. Yani İsa halka diyor ki, böyle bir yargıyla karşılaşacaksınız ileride. Neden? Çünkü Tanrı'nın kurtuluş için sana geldiği günü, yani bugünü fark etmediniz. Yani nasıl fark etmediler? Yani daha neler yapsınlar? Palmiye yaprakları, önlerinde elbiselerini sermişler, yani coşkuyla bağırıyorlar. [00:16:37] Speaker A: Hatta dini otoriteyi karşılarına almışlar. [00:16:40] Speaker B: Evet, kral mesih olduğunu ilan ediyorlar. Ama İsa diyor ki fark etmediniz diyor. Neden? Çünkü aslında İsa şunu söylemek istiyor. Evet, siz beni kral olarak, kurtarıcı olarak, mesih olarak, eski antlaşmada vaat edilen o kişi olarak kabul ediyorsunuz. ama o kişi hakkındaki kafanızdaki tanım yanlış. Çünkü Yerushalim halkı, İsrail halkı şunu bekledi aslında, yani kurtarıcı gelsin, kralımız Mesih gelsin ve hemen tahta çıksın. ve bizi yönetmeye başlasın. Biz eskisi gibi yine ayrıcalıklı, görkemli bir ulus haline gelelim ve aynı zamanda halkını diğer ulusların üzerine koysun. Onları aynı zamanda altında bulundukları Romalıların egemenliğinden, esaretinden kurtarsın, özgür bir halk haline getirsin. ve politik bir lider olsun. Yani aslında onların kafasındaki kurtarıcı kimliği böyleydi. Yani İsa gelecek bizi içinde bulunduğumuz Romalılar nesaretinden kurtaracak, bizi tekrar ayrıcalıklı bir ulus haline getirecek. Ama İsa bunu yapmadı. İsa aslında halkı içinde bulunduğu o günahlardan, o ruhsal karanlıktan, o ruhsal kölelikten kurtarmak için geldi. Ve İsa geldiği zaman saraya gidip orada kralın koltuğuna oturmak yerine ne yaptı? Tapınağa gitti. ve tapınakta ne görüyoruz? Oradaki ticarethaneye çevirmiş olan insanların sehpalarını devirdiğini, işte onları yıktığını, onlara kızdığını görüyoruz. Yani aslında İsa'nın yapmak istediği şey buydu. Yani onları ruhsal olarak temizlemek, ruhsal olarak Tanrı'ya yaklaştırmak ve ruhsal olarak içlerinde bulunduğu günahtan ve kölelikten onları kurtararak Tanrı'yla barıştırmak. İsa bu anlamda bir kurtarıcı olarak geldi ama onların beklentisi daha çok dünyevi bir beklentiydi. Yani biz ayrıcalıklı bir ulus olalım tekrar. [00:18:55] Speaker A: O geçici. Geçici ve kalıcı aslında. Benim dikkatimi çeken de o. Musa aracılığıyla sağlanan o kurtuluş. Fısıf bayramında andıkları o kurtuluş. Ama elbette kalıcı olmadı çünkü köleler şu an bir anlamda Roma altındalar. Roma istediği kadar vergi alıyor onlardan. Fakat İsa'nın vadettiği ellerinden alınmayacak bir özgürlük. Fakat insanız çoğu zaman geçiciyi seviyoruz böyle. içsel değil dışsal olanı seviyoruz. Dıştaki problemlerimizi çözersek içteki problemlerini de çözüleceğini düşünüyoruz. Fakat İsa tam tersi bir yaklaşım ve beklemedikleri için bu sefer ona karşı tavır almaya başlıyorlar. Ama öncesinde o zaman tapınağa girelim birlikte. [00:19:33] Speaker B: İnsanların tavrının değişmesinin sebebi de bu. Yani çünkü onlar İsa hani Yerüşalim'e girdiği zaman böyle bir beklentileri var dedik ya. [00:19:42] Speaker A: Evet. [00:19:42] Speaker B: Devam eden günlere baktığımız zaman İsa insanların bu beklentilerini gerçekleştirmediği için Zaten o son günde insanların düşünceleri, duyguları, İsa hakkındaki bakış açıları değişiyor ve Hozan'a diyerek bağıran halk çarmıha ger diyerek bağırmaya başlıyor. Ne yaptı İsa Yerüşalim'e girdiğinde? Yani tabii ki gene görüyoruz birçok mucizeler gerçekleştirdi gitti. [00:20:11] Speaker A: Öğretileri var. [00:20:12] Speaker B: Birçok yerde öğretiler verdi özellikle o son hafta İsa'nın daha çok öğrencileriyle birlikte zaman geçirdiğini görüyoruz. Çünkü çarmıh yaklaşıyor ve çarmıh yaklaşmadan önce İsa ne yapıyor? Öğrencilerini aslında olacak olan olaylara hazırlamak istiyor ve neden yeryüzüne beden alıp geldiğini ve misyonunun tam olarak ne olduğunu net bir şekilde göstermek istiyor. Çünkü bu gerçekleşmek üzere. Ve İsa'nın tapınağa girdiğini görüyoruz. Neden tapınağa giriyor? Çünkü tapınak aslında Yahudi halkının en önemli yapılarından birisi. Ve eski antlaşmaya baktığımız zaman da Tanrı'nın aslında varlığını temsil ettiği yer. Tanrı'nın varlığını hissettirdiği, gösterdiği ve halkın kalbi diyebileceğimiz bir yer. Eski antlaşmadan itibaren tapınağa baktığımız zaman tapınak gerçekten çok önemliydi ve İsa tapınağa girdiğinde ne görüyor? Yani tapınakta işte orayı ticarethaneye çevirmişler. Yani tabii ki hani kurbanlar satılması gerekiyordu. Tabii ki işte belirli şeylerin yapılması gerekiyordu ama artık ticaret ön plana çıkmış. ve insanlar kandırılıyor aynı zamanda orada birçok ruhsal olarak gelmek yerine daha çok maddi işlerle ilgilenen insanları görüyor ve insanların yüreğinin aslında ne kadar karanlık olduğunu görüyor İsa ve günahın ne kadar onların hayatında egemen olduğunu görüyor ve bu günah tapınağın avlusuna kadar girmiş Yani orayı haydut inine çevirmişler diyor İsa. [00:21:59] Speaker A: Evet. [00:21:59] Speaker B: Ve bunu gördüğü zaman İsa'nın öfkelendiğini görüyoruz. Ama bu öfke gerçekten adil bir öfke. Bu öfke gerçekten sevgiden kaynaklanan bir öfke. Ve doğru bir öfke. [00:22:12] Speaker A: Kesinlikle. [00:22:13] Speaker B: Ve İsa tapınağa girdiğinde hemen o satıcıların masalarını deviriyor. Onları oradan kovmaya çalışıyor. Neden? Diyor ki burası diyor babamın evi ve burası dua evi olması gerekirken siz burayı haydut inine çevirdiniz diyor. Ve amacı nedir? Onları aslında o kötülüklerden, o günahlardan arındırmak, kurtarmak. [00:22:40] Speaker A: Burada çok ilginç bir yorum duydum bir teologdan. Şöyle diyor, oradaki kelime haydut ini. İn bir barınak. Sadece yani gelip gittikleri bir yer değil, kaldıkları yer. Ne ki sen siz tapınağı haydutların, kötü insanların kendilerini aklayabildikleri bir yer yaptınız. Yani gerçek bir tövbe değil. Geçici, kuzu kes. Şu günahın var. Ama hayatını devam ettir. Olduğu gibi devam ettiriyorsun. Ama gel kuzunu kes, kuşu ver. Asla bir nevi onları tövbeye çavurmaya değil. Sadece onların iyi hissetmesine, ya tamam kesildi hadi önümüzdeki sene gelirsin yine kestiririz değil. O olaya dönüyor. Ticari şey dediğin gibi fiziksel daha önde ama içsel değişim Yok ortalıkta ya da içsel ihtiyaçlarını öne çıkarma geride kalıyor. Hayvan hazır mı değil mi? Bu hayvandan olur mu olmaz mı? Hangisi benim günahlarımı örter? Onun derdi oluyor orada. Ve hemen sonrasında elbet dediğin gibi İsa Mesih öğretiyor. Benzetmeler var. Hala onu tuzağa düşürmeye çalışan Sezer'in hakkı Sezer. O ünlü cümle söyleniyor. Dirilişle ilgili sorular geliyor o son haftasında. Üçüncü günde ise en azından üçüncü gün olarak söylenilen elbette. şey değil yani İslamis'in bir incir benzetmesi var ama sonrasında Yahuda'nın ihaneti var. O Yahuda'nın ihaneti çok ilginç. Elbette tam mükemmel bir şeyle girilmiş. İhanet ediyor üçüncü gün, dördüncü gün. Sen nasıl yorumluyorsun? Yani neden Yahuda o anı seçti ihanet etmek için ya da neden böyle bir herkes güzel karşılıyor, daha şey olmamış insanlar karşı çıkmaya başlamamış. Neden böyle bir şey sence oldu? [00:24:08] Speaker B: Yani aslında şunu görüyoruz. İsa hizmet ederken daha önceki bölümlere de baktığımızda defalarca o üç yıllık hizmeti boyunca defalarca feristiler ne yaptılar? Onu ortadan kaldırmak istediler, yok etmek istediler, işte öldürmek istediler ama başaramadılar. Ve çoğu zaman İsa şunu dedi ki saat daha gelmedi. Yani aslında burada her ne kadar bu olaylar böyle şeye göre gelişiyor gibi görünse de tesadüf gibi görünse de aslında bir tesadüf değil. Burada Tanrı'nın planının aslında nasıl işlediğini görüyoruz. Özellikle düşün yani İsa'nın o son hafta Yerüşalim'e bu şekilde girmesi ve devamında İsa'nın gerek tapınağı temizlemesi, gerek öğrencileriyle birlikte son fısıh yemeğini yemesi, daha sonra tutuklanması ve çarmıha gerilmesine kadar baktığımız zamana bu eski antlaşmada bize bir şeyi hatırlatıyor. Yani bu zaman ne dedik? Yahudilerin özellikle İsrail halkının Mısır'daki kölelikten kurtulup özgürlüğe kavuştukları bir zaman değil mi? Ve o zaman ne oldu hatırlarsan? Yani bir fısıh kuzusu kesildi ve o fısıh kuzusunun kanı sayesinde yani en son o mucize aracılığıyla ne oldular? O şeyden, kölelikten kurtuldular. Daha sonra ne görüyoruz? Yahudiler her yıl o günü kutladılar değil mi? O günü kutladılar, bir bayram olarak kutladılar. Ve İsa'nın da tutuklanması, yargılanması gerek ele verilmesi Yahuda tarafından yani bu zamanda gerçekleşmesi aslında Tanrı'nın o insanlara gösterdiği bir şey artık vakit geldi. Bütün sizi kurtarmak için ve barışmak için Tanrı'yla barıştırmak için gerçekten o eski antlaşmada sembol edilen bütün o kurbanların gösterdiği asıl kurban sayesinde siz kurtulacaksınız. Ve Yahudanın aslında baktığımız zaman karakterinde kişiliğinde zaten bunu görüyoruz. Yani o her ne kadar İsa'nın öğrencilerinden birisi olsa da yani onun İsa'yla birlikte hizmet ettiği zamana baktığımızda aslında doğru bir kişi olmadığını görüyoruz. Karakterinin ne kadar yanlış olduğunu görürüz. Hırsızlık yaptığını görüyoruz değil mi? Yani şeyin o öğrencilerin İsa'yla birlikte o kurduğu hizmetin kasasından para çaldığını görüyoruz. Dünyaya daha çok önem verdiğini görüyoruz ve gidip İsa'yı ne yapıyor? Gammazlıyor yani ve orada bir pazarlık yapıyor. 30 gümüş karşılığında İsa'yı ele veriyor ve bir öpücük karşılığını Yani bu aslında bize Yahudanın kimliğinin ve karakterinin ne kadar yanlış ve kötü olduğunu ve zaten şeytanın egemenliğinde olduğunu gösteriyor. Ve şeytan aslında bakıyor, evet diyor benim kullanacağım kişi budur. Çünkü karakteri, kişiliği yaptığı... [00:27:31] Speaker A: Kendini teslim etmiş durumda. [00:27:32] Speaker B: Zaten ona hizmet ettiği için ne yapıyor? Bir şekilde Yahudayı yönlendirerek İsa'nın bütün bu ele verişiyle birlikte başlayacak olan o son günlerini, son acı zamanlarının başlamasına neden oluyor. [00:27:49] Speaker A: Doğru. Orada ilginç bir şey de var. Yani benim birkaç teologdan da duyduğum bir şey ama benim istediğim bir şey. En iyi dinleyen kişi İsa Mesih'i İskariot'ta. Diğerleri böyle gaza gelmeyecek, o kral geliyor bizim yani hala Petrus bekliyor yani savaşacağız, biz yeneceğiz bu Romalıları. Son anına kadar o durumdayken Yahuda bence kötü olan dünya sallığından dolayı anlıyor yani bunun sonu şey değil, hayır değil yani. Biz buradan sağ çıkmayacağız kolay kolay. Taraf değiştirmesi de aslında çok iyi dinliyor çünkü üç defa bahsediyor. Daha yürüyüş elemi yürüyorken İsa Mesih beni öldürecekler. Daha ne kadar desin? Yahuda İskariot? Evet olacak. İsa Mesih ne olacağını biliyor. O yüzden ben ölmek istemiyorum. Para çalan biri zaten. Kendine değer veren. İnsanları hor gören biri. Kadını azarlıyor İsa Mesih'in önünde mesela. İsa Mesih'i yapmazken. En iyi dinleyen öğrenci oydu diyor birçok teolog. Ve o son anında tam İsa Mesih'in o son akşam yemeğindeki... [00:28:43] Speaker B: Belki en iyi dinleyen olabilir ama en iyi uygulayan değildi. [00:28:48] Speaker A: Kesinlikle. [00:28:49] Speaker B: Kendi çıkarını düşün. [00:28:50] Speaker A: Elbette. [00:28:51] Speaker B: Evet yani orada aslında onu görüyoruz yani Yahuda tamamen dünyanın kendisine vermek istediği şeylere odaklanmış ve dünyasal yaşamı daha çok temsil eden ve şeytanın özellikle elinde kullandığı yani bir figür olarak karşımıza çıkıyor özellikle İsa'nın son haftasında. Aslında yaşamı boyunca bunun sinyallerini görüyoruz ama artık o son hafta yani bunun doğruğa çıktığı bir hafta. [00:29:19] Speaker A: Çarmıh'ı ve Paskalye'yi bir sonraki videoda konuşalım ama son olarak bu son akşam yemeğini konuşup kapatalım. Son akşam yemeği en çok resmedilen, en çok konuştuğumuz, halkımızın da büyük ihtimal bildiği o Da Vinci'nin resminden dolayı bildiği bir durum. O son akşam yemeğinde nasıl açıklarsın? Yani orada ne oldu? O sofrada hem ayak yıkama var hem de İsa Mesih'in Rabb'in sofrası olarak şimdi kilisemizde kutladığımız anı var. [00:29:47] Speaker B: Yani yine bu aslında bir Yahudi geleneğiydi. Eskantlaşmadan gelen bir gelenekti. Özellikle bu son hafta yani fısıha yaklaştırılan zamanda Yahudiler ne yapıyorlardı? Birlikte fısıh yemeği yiyorlardı. Ailecek arkadaşlarıyla, ailecek birlikte. fısıh yemeği yiyorlardı ve bu yemeğin de özel bir anlamı vardı. Orada mayasız ekmek kullanılır ve aynı zamanda acı otlarla birlikte yani o et, kurban ettikleri kuzunun eti yenilirdi. Ve buna fısıh yemeği denilirdi. İsa da aslında öğrencileriyle birlikte o fısıh yemeğini yemek için ne yapıyor? Bir üst odada bir araya geliyor öğrencileri orada otururken İsa o yemekte ilginç bir şey yapıyor. yemek sırasında yani yemek yenilirken eve girerken değil yemek sofrasındayken kalkıyor ve eline havlu alıyor ve suyu alıyor ve öğrencilerinin önünde eğilerek ayaklarını yıkadığını görüyoruz. [00:30:57] Speaker A: Doğru. [00:30:58] Speaker B: Ve büyük bir alçakgönüllülük belirtisi gösteriyor İsa orada. Aslında öğrencilerine bir ders vermek için bunu yapıyor. O yüzden de yemeğin ortasında kalktığını görüyoruz. Çünkü eve girerken bunu yapmış olsaydı belki diyeceklerdi ki yani normalde uygulanan bir gelenektir. [00:31:17] Speaker A: Hocam yapmasa bile onu birisi yapardı. [00:31:20] Speaker B: Evet birisi yapardı yani ama İsa'nın bunu sofrada kalkarak yapması bir anda aslında öğrencilerine bir ders vermek için yaptığını görüyor. Zaten okuduğumuz ayetlerde de bu karşımıza çıkıyor. İsa orada büyük bir alçakgönüllülük gösteriyor. Düşünebiliyor musun? Yani sen bir öğretmensin, sen bir dini bir lidersin ve gerçekten üstün birisisin ve yetiştirdiğin öğrencilerin Yani o insanların kim olduklarını bildiğin halde, neler yapacaklarını bildiğin halde ne yapıyorsun? Onların önünde eğilerek onların ayaklarını yıkıyorsun. [00:32:01] Speaker A: Doğru. [00:32:02] Speaker B: Ve İsa aslında orada bunu söylüyor öğrencilerine, benim yaptığım gibi siz de birbirinize bunu yapın. Yani birbirinize hizmet edin. Yani büyüklenmeyin, gururlanmayın, birbirinizin ayaklarını yıkayın. birbirinizi sevin yani bu mesajı vermeye çalışıyor öğrencilerine ve orada İsa bunu yaptıktan sonra bu eylemi yerine getirdikten sonra ne yapıyor eline ekmek alıyor ve ekmeği bölüyor yani bu dediğimiz mayasız ekmek ve öğrencilerine veriyor diyor ki hani bu benim bedenimdir yiyin Ve daha sonra İsa orada aynı zamanda eline şarapla dolu kaseyi alıyor ve öğrencilerine veriyor içmesi için aynı zamanda. Yani oradaki gerek ekmek olsun gerek şarap olsun yani İsa'yı simgeliyor. İsa'nın yapacaklarını simgeliyor aslında. Yani o ekmek İsa'nın bedenini, şarap da İsa'nın kurban olarak verdiği zaman kendisine dökülecek olan kanını simgeliyor ve İsa öğrencilerine bunu demek istiyor. Yani siz nasıl kölelikten, Mısır'dan kurtulduğunuzda o fısıh kurbanı aracılığıyla kurtulduysanız onun kanı aracılığıyla. Bugün de aslında asıl fısıh kuzusu benim. Hatırlarsan vaftizci Yahya, İsa'yı gördüğü zaman ne dedi? İşte dünyanın günahlarını ortadan kaldıracak olan Tanrı kuzusu dedi değil mi? İsa kendisini aslında orada asıl fısıh kuzusu olarak ilan ediyor öğrencilerine. Ve o kuzu aracılığıyla, o kurban aracılığıyla kurtuluşun geleceğini ilan ediyor. [00:33:51] Speaker A: Bir sonraki podcast'ta elbette İsa Mesih'in çağırmaya gelişin ve dirilişine bakacağız ama o son anında bile İsa Mesih'i havarilerine öğretiyor. Yani yemeği vermiş, ayaklarını yıkamış, her şeyi yapmış, öldürüleceğini söyleyince, ele verileceğini söyleyince birisi bana ihanet edecek aranızdan, dedikten sonra Petrus'un senle ölümüne kadar gideriz deyip bir nevi onu yalnız bırakmayacaklarını iddia ediyor. Fakat İsa Mesih'in orada sen beni üç defa inkar edeceksin diye uyardığını görüyoruz. orada hala bir öğretme ve onları hazırlama yani bu olacak önüne geçemeyeceksiniz diye bir uyarısını görüyoruz. [00:34:27] Speaker B: Yani aslında yani İsa özellikle bunu bütün hizmet hayatı boyunca gerçekleştirdiğini görüyoruz. Hatırlarsan İsa dağdan o görkemi değiştiğinde dağdan inerken öğrencilerine dedi ki işte insanoğlu insanların eline verilecek ve acı çekecek ama öldürülecek üç gün sonra dirilecek diye söyledi. Ve bunu sözü defalarca söylediğini görüyoruz ama öğrenciler zannedersem bunu çok fazla algılamadılar ve düşünmediler. Ama bu son haftada İsa'nın bunu defalarca vurguladığını görüyoruz ve özellikle de öğrencileriyle zaman geçirmesinin sebebi bu. Yani neden? Çünkü onlarla düşün yani üç, üç buçuk yıl zaman geçirmiş ve onları yani bir misyona, bir göreve hazırlıyor İsa ve başına gelecekleri de biliyor ve bunlara en iyi şekilde öğrencilerini hazırlamak için ne yapıyor? O son hafta daha çok öğrencileriyle zaman geçiriyor. Çünkü onların bütün bunlar yaşanırken, olurken yani umutlarının kaybetmemesi, yani düşünsene sen, yani o öğrencilerin yerine kendini koy, yani üç buçuk yılını İsa'ya vermişsin, onu takip etmişsin. [00:35:43] Speaker A: Aileni bırakmışsın. [00:35:45] Speaker B: Evet birçok işini bırakmışsın, aileni bırakmışsın, sevdiklerini bırakmışsın ve İsa'yı takip etmişsin ve İsa'nın öğretişlerini duymuşsun, ondan birçok şey öğrenmişsin ve bir hizmet oluşturulmuş değil mi? [00:35:58] Speaker A: Evet. [00:35:59] Speaker B: Ve öğrencilerin kafasındaki düşünce ne? Biz İsa'yla birlikte bu hizmeti sürekli yapacağız. [00:36:06] Speaker A: Evet. [00:36:06] Speaker B: Ve İsa onlara diyor ki yani insanoğlu insanların eline verilecek. Yani işte bana işkence edecekler, bana zulüm edecekler. İşte bütün bunlar olduğunda kendinizi koruyun. Bütün bunlar olduğunda işte bu sizin için bir sürpriz olmasın demeye çalışıyor aslında İsa. Çünkü yani dirileceğinden de bahsediyor. Ama öğrenciler bunu anlamıyor. Yani o yüzden İsa daha çok bunu anlatmaya çalışıyor öğrencilerine. Son geçirdiği, o zamanlardaki verdiği öğretişler. [00:36:42] Speaker A: Ve bir sonraki podcastta da kaldığımız yerden devam edeceğiz. Ağzına sağlık hocam. Çok teşekkürler paylaştığın için. Evet, kutsal hafta başladık. Başlayacağız yarın aslında kiliselerimizde ama podcast olarak konuşmaya başladık. Kutsal hafta Hristiyanlığın temelinin atıldığı bir nevi inancımızın en temel anlarını oluşturuyor. Sorularınız varsa, bu konu hakkında düşünceleriniz varsa yorumlarda paylaşmayı unutmayın. Bir sonraki podcastta görüşmek dileğiyle. Kendinize iyi bakın, esen kalın.

Other Episodes

Episode 25

April 12, 2025 00:28:50
Episode Cover

Kutsal Hafta: İsa Mesih'in Son Günleri ve Yahuda'nın İhaneti

Özgür Jerdan ve Özgür Uludağ’ın sunduğu Özgürce Podcast’in bu özel bölümünde, Kutsal Hafta’nın anlam dolu olaylarını keşfetmeye davetlisiniz. İsa Mesih’in Kudüs’e görkemli girişinden başlayarak...

Listen

Episode 75

March 07, 2026 00:26:17
Episode Cover

Yaradılanı Sev Yaradandan Ötürü: Hristiyanlık ve Çevrecilik

Hristiyanlık ve çevrecilik arasındaki derin ilişkiyi hiç merak ettiniz mi? Adana'dan gelen mangal keyfinden Elon Musk'ın Mars hayallerine, kutsal kitap öğretilerinden günümüzün çevre sorunlarına...

Listen

Episode 3

January 17, 2026 00:30:15
Episode Cover

Mardin'de Protestanlık: Pastör Ender Peker ile Tarih, İnanç ve Komşuluk

Özgürce Podcast'in bu bölümünde, Mardin Protestan Kilisesi Pastörü Ender Peker'i ağırlıyoruz. Mardin'in çok kültürlü yapısı içinde bir Protestan Kilisesi olarak deneyimlerini, Osmanlı'dan bugüne uzanan...

Listen