Episode Transcript
[00:00:00] Speaker A: Arkadaşlar merhaba. Özgürce'ye hoş geldiniz. Bugün Senem Ekener'le birlikteyiz ve birlikte evlilik ve bekarlık üzerine konuşacağız. Sizlere hoş geldiniz demek istiyorum ve abla hoş geldin.
[00:00:10] Speaker B: Merhabalar Özgür, hoş bulduk.
[00:00:12] Speaker A: Çok farklı bir konu diğer iki podcastimizden.
[00:00:16] Speaker B: Evet, konu seçmişsiniz.
[00:00:17] Speaker A: Evet, inancımızı savunmak üzerine baktık, senin tanıklığını dinledik.
Ve bir anda farklı bir konu evlilik ve bekarlık üzerine. Konuşmak istememiz sebebi hangi kesimden insan olduğunu öğrenme değil. Bunu Müslüman, Hristiyan, fark etmek isteyen ateist bir bekarlığa bakış açımız var. Evliliğe bakış açımız var. Çoğumuzun evliliklerinde çok zor dönemler oluyor. Hepimizin evliliğinde çok zor dönemler oluyor. Bekarlıksa da orada da zaten devamlı yüzleştiğimiz bir durum var. Aile baskısı, kültürel etkiler vs. birçok şey var ama bu konulara biraz daha sağlıklı evlilik ve sağlıklı bekarlık nasıl olur onu konuşmak istiyorum. İlk başta böyle girişte evlilik hakkındaki düşüncelerini alabilir miyim? Evet, evet.
[00:01:02] Speaker B: Zor bir konu. Öncelikle onu söylemek lazım.
Hatta belki sohbetimizin başında sen de bunu düşünmek istersen ya da bunu söylemek bence iyi olur diye düşünüyorum. Konuşacağımız her şey tabii ki Tanrı'nın sözünde kutsal kitapta anlattığı biçimde ve verdiği değer üzerine olacak.
Ama ne kadar konuşursak konuşalım izleyicilerimizin yaşadığı hayatların, zorlukların, mücadelelerin belki duyulmadığını düşünebilirler, fark edilmediğini düşünebilirler. Bunlar eğer konuştuklarımız bir biçimde onların yaşadığı güçlükler, zorluklar karşısında... Anlamsız geliyor olabilir.
O yüzden her zaman için bunu Tanrı'nın önüne götürmelerini söyleyerek başlayabiliriz.
Ve belki öncelikle bizleri bağışlayın diyebiliriz. Eğer hassas olmadığımız noktalar olursa ya da bir yargılar şekilde bizi işitirlerse yaşadıklarından ötürü amacımızın bu olmadığını söylemek istiyorum ben başta.
Çünkü ne kadar dediğim gibi kapsamda ele almaya çalışsak da Öyle çok ilişkiye dayalı olduğundan çok nüans taşıyacaktır ki belki bunu duymayabilirler ya da hiç bundan bahsetmediler bile dedikleri şeyler olabilir.
O zaman şimdiden özür dileyelim.
ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek güçte ve bu bizim konuştuklarımızın çok daha ötesinde bir gerçeklik. Onunla baş başa kaldıklarında ve yüreklerini döktüklerinde her zaman için Tanrı'nın onları işittiğini ve mutlaka bir çıkış yolu sağlayacağını ya bu yaşamda ya da sonsuz yaşamda bunun sağladığını ve vaadini verdiğini biliyoruz. Tatmin dolu bir hayat ancak İsa ile mümkün. O yüzden bunu bir insandan beklemek yerine Tanrı'dan beklemek en sağlıklısı olacaktır. Başta bunu söylemek belki iyi olur diye düşündüm konuya girmeden önce. Ama mümkün olduğunca tabi ki Kutsal Kitap'ın bu konuda sessiz olmadığını da Tanrı'nın sözünün ve Mesele'nin yaşamının bu konuda bize pek çok ipucu verdiğini de atlamamak lazım. O yüzden acaba Rab ne düşünüyor bu konuda diye Bakabiliriz, bunun üzerine konuşabiliriz.
[00:03:11] Speaker A: Kesinlikle.
[00:03:12] Speaker B: Ve iki evli insan olarak bu sohbeti yapıyoruz.
[00:03:16] Speaker A: Doğru.
[00:03:16] Speaker B: Ama yaşamlarımızın bir bölümünde de bekardık.
[00:03:19] Speaker A: Evet.
Ve o senin de açılıştaki o bahsettiğin, yani insanlar bazen bu gibi programlara baktığında benim durumumu anlamıyorlar. Benim durumum farklı.
[00:03:30] Speaker B: Çok net söyleyebilirim.
[00:03:30] Speaker A: Doğru. Bu doğru. Yani insanlar da benim durumumu anlamayacak, senin durumunu anlamayacak tam olarak isteselerdi. Çünkü farklı durumlar, farklı geçmişler, her küçük farklılıklar hayatımızdaki ona bakış açımızı baya bir etkiliyor.
[00:03:44] Speaker B: Hem ona bakış açımızı etkiliyor hem de yetiştirilme tarzımızda çok bunda rol alıyor. Fakat bir kişi mesihte ise yeni yaratılıktır. Eski şeyler geçmiş, hepsi yeni olmuştur. O yüzden ne dersek diyelim bu insan anlayışının ve ifadesinin ötesinde Tanrı'nın gözünde önemli bir konu, değerli bir konu. Öncelikle bunun temelini nereden alacağım ve neye göre belirleyeceğim yaşamımdaki bu özel önemli soruyu.
Ve bununla gelecek hayatın dönüşlerini belki zorluklarını neye göre belirleyeceğim dediğimizde her zaman bu bizi Tanrı'nın önüne götürmeli. Çünkü onun görmediği hiçbir şey yok hikayemizde.
Aynı zamanda dönüştürmek istediği şey bizde Mesih benzerliği. ...kendi benzerliğine dönüştürmek üzere. Kullandığı yaşam seçimlerinden biri evlilik ya da bekar olma hali.
Ama bizim nihai kimliğimiz her zaman Tanrı'nın çocuğu olduğumuz. Bunu hiçbir şey değiştiremez. Evlilik de değiştirmez. Bekarlık da değiştirmez.
[00:04:48] Speaker A: Doğru. O sıralamayı doğru yapmak gerekiyor. Yani beni tanımlayan şey ne? Evliliğim kötü giderken ya da bekarlıkta zorluk çekerken... ...benim kimliğim Tanrı'nın çocuğu
[00:05:00] Speaker B: olmam. Bundan daha değerli hiçbir şey yok. Bundan daha özel bir kimlik yok bize beklen dünyada.
Yani Rabbin bizi adımızla çağırması, bizi sevmesi, bizi kabul ediyor olması ve tüm ihtiyaçlarımızı karşılayacak yetkinlikte olması, dolulukta. Güvenebiliriz, sığınabiliriz, yetkinlik alabiliriz ondan bu konuda ve her zaman için bir amacımız var. Bu amacı veren evlilik ya da bekarlık değil. Tanrı'nın çocuğu olma, ona ait olma ve onunla birlikte yaşayacak olma sonsuzluktan boyunca.
[00:05:36] Speaker A: Doğru. Bu mükemmel hakikat aynı zamanda bu acılarını da bir anda yok etmiyor, kaldırmıyor fakat örtüyor. Yani o acı bunun içinde var. Kocuyum, onun oğluyum, onun kızıyım fakat bu acıyla birlikte. Tanrı da o acıyı
[00:05:54] Speaker B: görüyor. Ve yanında duruyor. Sadece görmekte kalmıyor.
Her sorumun cevabını bu dünyada alamıyorum ama bunun yerine Tanrı'nın varlığını yanımda hissedebiliyorum ve onunla birlikte yürüyebiliyorum bu yolu.
Ve yaşamdaki zorluklar salt evlilik ya da bekarlıktan ibaret değil.
İsa'nın çarmıhımı yüklenip beni izle demesi aslında bu acı ve sıkıntılara bir davet aynı zamanda. Biz bazen sanki tek odak nokta buymuş gibi düşünebiliyoruz yani.
Evliliğim ya da bekarlığım gibi ama bundan çok öte bir yaşama çağırıyor Tanrı. Bunu kaçırmamak da lazım bu noktalara takılıp.
Ne kadar empati kurabilirler bizimle izlerken ama pek çok farklı durumda bulunduğumuz bir yaşam deneyimimiz var, bir Hristiyan yolculuğumuz var. Bunlara dayanarak ve kutsal yazılara bakarak tabii ki bunları konuşuyor olacağız. Onu başta söylemek önemli
[00:06:49] Speaker A: yani. Doğru, doğru, doğru. Yani evliliğin anlamını burada buluyoruz. Yani evliliğin amacını burada buluyoruz. Yani kendi limitleri içinde bakmak gerekiyor ama kutsal kitap Rabbin gözünde evlilik nedir? Nasıl bir araçtır bir anlamda? Egemenliğini getiren bir araçtır. Ona bakacağız.
Öncesinde o zaman biraz kültürel tarafıydı.
Eskiden şeydi ya, böyle bir evli... Boşanma çok nadirdi.
Boşanınca çok büyük bir... Yani neden boşandılar? Çok büyük bir olaydı.
Kolay kolay olmazdı. Şu an çok farklı bir seviyeye geldi. Bekarlık elbette 17 yaşına geldikten sonra, 19 yaşına geldikten sonra benim nenemin zamanında çok daha erken. Hadi evlensin özellikle kızsa hemen hızlı bir şekilde.
Böyle bir geçmişimiz var.
Bu etkenler ve senin eklemek istediğin etkenler evliliğe bakış açımızı nasıl
[00:07:43] Speaker B: etkiliyor? Kültürel olarak getirdiğimiz çok şey var.
kültürel yaşamı ya da o bağlamı ne kadar önemsediğini ve ona göre davrandığını görüyoruz ve Tanrı'nın eski antlaşma boyunca da işte insanlara verdiği çoğalın ve dünya üzerinde egemen olun dediğinde tabii ki bu evlilik antlaşması aracılığıyla bu çoğalmanın gerçekleştiğini görüyoruz başlangıcından beri. Ve yaratılan ilk insan erkek ve kadın olarak yaratılıyor ve Tanrı'nın doğası ikisinde birlikte görünüyor.
Öyleyse bunun aileler aracılığıyla çoğalması aslında cinsiyetlerin yaratımı ile beraber dünyaya giren bir şey. Sonra tabii ki İbrahim'e verilen vaatle beraber soyunu bütün dünyayı kaplayacak kadar çoğaltacağım, sayılamayacak kadar olacak, kum taneleri kadar olacak demesiyle beraber Aslında bu Tanrı'nın arzusu olduğunu da anlıyoruz, Tanrı'nın isteği. Bununla birlikte günahın dünyaya dahil olmasıyla beraber elbette utanç, gurur, suçluluk gibi pek çok normalde Tanrı'yla olan paydaşlığı zedeleyebilecek, engelleyebilecek durumlar ortaya çıkıyor.
Bu da her şeyi nasıl bozduysa yani kutsal kitabın tanımıyla lanet altına günah altına soktuysa aynı şekilde Tanrı'nın bunu da kurtarma ve tamir etme gücü var.
Buna kadir ve bunu görüyoruz aynı zamanda hep bir onarma, yeniden inşa etme, yeniden anlam verme asıl tasarladığı duruma çevirme, dönüştürme eylemi. Evet. Bu sonsuzlukta tam halini bulacak.
Mesih'in tekrar bizlerle birlikte Tanrı'yla birlikte süreceğimiz sonsuz yaşamda bunu yapacağını biliyoruz. Ama burada da hep bunun gölge görünümleri şeyi gibi, fragmanı gibi bu bereketleri bize gösteriyor Tanrı.
Bu kültürel olarak içine doğduğumuz toplumun gerektirdiği koşullar ne olursa olsun Tanrı'nın kayırıcı eli var her zaman.
Ve insanın yaptığı hatalar üzerinde bunu örten tarafı var. Örneğin işte çok eşlilik var ama bu Tanrı'nın onayladığı bir şey değil aynı zamanda. Yani kadınların kayırılması, korunmasını görüyoruz eski antlaşmada örneğin. Ya da İbrahim'in Tanrı'nın tasarısının dışına çıktığı bir halde bile çocuğuyla birlikte kaçan Hacer'in Tanrı beni gördü dediğini duyuyoruz. Onunla da ilgili iyilik tasarıları bitmiyor Tanrı'nın.
Öyleyse Mesih'in çağırmalının gücünü de bize gösteriyor bu konu üzerine konuşmak. Yani durum ne olursa olsun, ortaya çıkan sonuç ne olursa olsun, Tanrı'nın bize olan sadakati devam ediyor bu. Biz her ne kadar günahlı doğamızdan ötürü bu antlaşmalara sadık kalmasak da. O zaman böyle durumlar içinde bulan izleyicilerimiz için Rabbin onlardan uzak olmadığını bilmeleri lazım. Ne zaman tövbekar bir yürekle ve iyileşmeye hazır bir halde ya da iyileşme beklentisiyle ona geliyorsak bunların tamiri mümkün her zaman için.
Bu da çok teselli eden bir yönü Tanrı'nı bizim için yaptığı. Ama kültürel anlamda evet ne diyebiliriz buna? Eskiden çok daha erken yaşta bir evlenme söz konusuydu. Bunu antropolojik olarak da bakılabilir. Elbette insan gelişimiyle de bakılabilir. Toplumların devamlılığı için örneğin ailenin korunması ve büyümesi.
Bir oda daha yapılıyor değil mi evlenme olduğunda? O evin içinde devam ediyor. Yani bir eş ama genel aileden ayrı değil. Şimdi iki toplumla kıyasladığımız zaman bundan bahsedemeyiz. Yani insan çok ciddi bir gelişme gösteriyor, ilerleme gösteriyor. Bununla beraber hep sağlıklı diyemeyiz elbette bu ilerlemeler tümüne.
İşte eskiden çok daha hayvancılık ve işte toprakla uğraşma varken yerel yaşamdan bahsediyorum. O zaman aynı zamanda evlenme ve çoğalma bir taraftan hayatın devamlılığı için gerek koşul.
Bu sürecek, tabii ki çocuklar büyüyecek, o toprakları işlemeye devam edecekler ve bir soy devam edecek. Tanrı bunları çok önemsiyor.
Fakat günümüze geldiğimizde endüstriyel toplumun değişmesiyle beraber direyselciliğin arttığını fark ediyoruz.
Ve evlenmenin yani o çekirdek aile oluşumunun tamamen toplumun diğer kesimlerinden ayrılarak kendine özel bir durum oluşturduğunu fark ediyoruz.
Bununla beraber de postmodernizmin getirdiği özgürlük anlayışı...
Aslında seçimlerimizin nihayet olarak bize kaldığı yanılgısı diyeceğim. Yanılgısını da biraberinde getiriyor. Çünkü Tanrı'dan uzak verdiğimiz kararları biz özgürlük olarak ifade ediyoruz ama öyle olmadığını görüyoruz kutsal kitaba baktığımızda.
Bunlar bizi Tanrı'dan iyice uzaklaştıran ama tutsaklığa taşıyan kararlar
[00:12:34] Speaker A: oluyor. Özgürlük şeyi altında bir nevi onun örtüsü altında ama aslında tam tersi bizi
[00:12:40] Speaker B: bağlıyor.
Yalnızlığa götürüyor tabii ki yardım almama tek başına başarılı olma hali gibi ve evlilik bekarlık da bu durumların içine çok dahil olan şey. Dediğimiz gibi yani kültürel beklentiler olabiliyor. Şimdi bu uzadı örneğin evlenmelerin yaşı da uzadı. Çok uzun bir süre bekar kalıp daha sonra da evlilik tercih edilebiliyor. Evliyken çocuk sahibi olmadan bir yaşam tercih edilebiliyor.
Ve belki çok daha kolay boşanma kararı alınabiliyor. Doğru. Ya da çok büyük bir beklenti var. Bekarsınız ama evlenme isteğindesiniz ve bunu götürüyorsunuz. Ama bu duanızın bir türlü cevaplanmadığını fark ediyorsunuz.
Bu tür pek çok durum var. Yani kültürel o kadar fazla varyasyonla karşı karşıyayız ki bu konuyla ilgili olarak. Kafa karıştırıcı bir durum olması kaçınılmaz. Kafa karışıyor
[00:13:34] Speaker A: yani. Bir nevi normalde bir birikimimiz var. Bilgi anlamında. Evet. Şunları yaparız, böyle gelişiriz. Fakat artık bu evlilik tarafına uymuyor. Dediğin gibi bir... Neydi eskiden? Direkt annen baban karar verirdi. Tabii. Çok birlikte yaşanırdı. Onların gözetiminde moral...
[00:13:50] Speaker B: Tabii. Yol gösteren. Etki
[00:13:51] Speaker A: olsun. Birlikte karar verilirdi. Tabii. Şimdi tek başınasın. Bir anda... Evlilik ne? Tabii. Anlamı ne bunun? Tabii. Gerekli
[00:14:00] Speaker B: mi? Ben kiminle
[00:14:00] Speaker A: evlenmeliyim? Nasıl biri, doğru kişi nasıl karar vereceğim şimdi? Ben çoğunu düşünüyorum. Bunları kim söyledi? Üniversitedeki bir sınava hazırlanıyoruz orada kan ter içine. Hayatımızı geri kalan kısmını nasıl harcayacağımız bir anda nasıl karar vereceğim
[00:14:14] Speaker B: şimdi?
[00:14:15] Speaker A: Kesinlikle. Bu nedenle de evliliğe bakış açım bunun için bundan diğer şeylere baktığım gibi ben bundan ne kazanabilirim? Bana faydası ne? Tabii,
[00:14:25] Speaker B: tabii. Bu çok pragmatik bir yaklaşım olur. O yüzden Tanrı'nın bu konuda ne düşündüğünü anlamak bize çok yardımcı olacaktır. Çünkü orada fark ediyoruz ki benim hayattaki tatminim, mutlu olma arzum, tamamlanmış hissetmem gibi alt motivasyonlar mı beni götürüyor bu karara? Yoksa Tanrı'nın tasarısından haberdar mıyım? O neyi arzuluyor bununla beraber? Sanırım bunu anlamak belki dualarımızı da şekillendirecektir bu beklentiyle ilgili ve her şeyi bir aslında sağlıklı sıralamaya koyacak.
Yani bu bu kadar da önemli mi acaba?
Evli olma hali, bekar olma hali ikisi aynı anda zor olabilir.
çok bereketli tarafları da olabilir.
Bu çok daha sağlıklı bir bakış açısı olacaktır. Çünkü bunun her iki halinin de çok Tanrı'yı yücelten yaşamlar sağladığını görüyoruz Kutsal Kitap'ta.
O yüzden bir üstünlük söz konusu değil. Belki sonunda söyleyeceklerimizi başta söyleyerek başlamış olabiliriz. Tanrı'nın insan için evlenme tasarısı tabii ki çoğalma, cinselliğin tatmin edilmesi bir yere kadar. Ama bununla beraber de hayatı tanımlayan, bizi tanımlayan tek öğe değil.
Ve genel resmine baktığımızda, Kutsal Kitap'ın bütününü gördüğümüzde de çok derin bir sembolizm var evlilikle ilgili.
Bu dünyadaki evlilik ilişkisini Mesih'in geliniyle yani kiliseyle olan sadakat ilişkisiyle benzerlik kuruyor Kutsal Kitap. Bu anlamı bir anda çok başka bir yere taşıyor değil mi? Bu hiç düşünmediğimiz bir şey aslında.
Örneğin ben evlenirken Melih'le ha evlilik antlaşması aynı zamanda İsa Mesih'in dünyadaki bedeni olan kiliseyle olan sadakatinin de simgesi diye düşünüp girmiyorum konuya yani.
Ama bu kaçınılmaz bir şekilde zihnimizde durması gerekiyor değil mi? Yani evlilik kararını ya da bekarlık kararını verecek olduğumuzda.
Yani her zaman şunu görüyoruz mesela, baba oğulda yüceltesin diye İsa bir şeyleri planlıyor, yerine getirilmesini istiyor. Öyleyse evlilik ya da bekarlık yaşamımız Tanrı'ya yücelik getirecek bir biçimde devam etmeli. Mesela anlamını veren buna, yakınlığını sağlayan, bereketleriyle aslında bir ekstra bonus gibi diyeceğim ben hayatımıza taşıyan da Tanrı'nın kendisi.
...kayırıcılığıyla, sağlayıcılığıyla. Fakat bir şeyi belki gözden kaçırıyoruz. Arkadaşlarımla da konuştuğumda ya da genç arkadaşlar bu konuda fikir danıştığında da... ...acaba dünyevi bazı ihtiyaçlarımızın tatmin edilmesini bir kişiden mi bekler hale geliyoruz evliliğe niyetlenirken ya da vekarlıkta zorlanırken?
Bu sanırım en sağlıksız yaklaşım olacaktır. Çünkü şunu bilmeliyiz ki bizi en nihai tatmin edecek ihtiyacımız olan ne varsa sağlayacak olan Tanrı'nın kendisi ve Mesih dünyada insan deneyiminde yaşayarak insan olarak Bu tip ihtiyaçların tümüyle karşılaştı ve bize yabancı değil. İbranilerde yazdığı gibi yani bizim gibi her konuda denenmiştir ama günah işlememiştir. Ve böyle bir hayatın mümkün olduğunu da gösteren İsa'dır. Bekardır çünkü.
Bir zaman evlenmemiştir.
Elçilerden bazıları evli, bazıları bekar, bazıları evliyken çağrılıyor, bazıları bekar ve öyle kalmaya devam ediyor. Kilise tarihi boyunca da bu seçimlerde aslında ne kadar özgür olduğumuzu Tanrı'nın önüne getirdiğimizde evet oğlum, evet kızım bu mümkün olabilir. Ama olmasa da bu bir eksiklik değil aynı zamanda
[00:18:17] Speaker A: dediğini görüyoruz. O işte kimlik tarafı yani benim kimliğim buysa buna bu zorunlu değil. Değil, kesinlikle. Ben bunlarsız da yaparım çünkü benim dediğim gibi o tatmin edecek olan şey Tanrı ise ve Tanrı, Tanrı ile ilişkin bir bağım varsa tamam bu da güzel bir şey. Tekarlık da çok iyi, değerli bir şey. Evlilikte. Ama işte evliliğe bakış açımız kültürel şeyden dolayı, bir etkinden dolayı şey oluyor.
Yani evlenmelisin, evlenmezsen büyük ihtimalle bir problem var. Bununla da doğduğumuz için belki bekarlık bizim için daha doğru olan, arzuladığımız o. Fakat bana verilen beklenti, evlenmelisin, neden evlenmiyorsun?
O soru direkt bizi... Kültürel. Ben şey yapıyorum, işte kültürel
[00:19:01] Speaker B: şey değil. Tabii.
O daha
[00:19:02] Speaker A: büyük yani.
Bu sefer, hangisini demeyeceğim ben
[00:19:06] Speaker B: bu karmaşada, karombelde, bu sefer... Tanrı'nın sesini belki duyamaz oluyoruz değil mi? Ama bunun için kutsal yazılar var önümüzde ve bizi çok yer açılıyor gerçekten.
İsa'nın evlilikle ilgili söylediği, bekarlıkla ilgili söylediği şeyler matta 19'a bakabiliriz örneğin bunun için.
Önemli ama tekrar tekrar ben bir kere daha vurgulamak istiyorum. Bu tür tatmin yani kabul görme, değer görme, sevilme ve sevilme bunların ilki aslında. Eğer Tanrı doyurmuyorsa sizi başka bir insan kesinlikle doyuramayacaktır. Çünkü kendiniz gibi birinin ihtiyaçlarıyla karşı karşıya kalacaksınız.
Ne kadar sağlıksız bir beklenti evlilik için düşündüğümüz kişiden bunları yapmasını beklemek. Elbette bir Hristiyan yürüyüşünde çiftler birbirlerine her konuda destekler taşır. Böylelikle Mesih'in sevgi yasası yerine gelmiş olur. Başka da bir beklentisi yok zaten. Ama aynısı bekar kişinin yaşamı için de öyledir. Kilise onun ailesidir ve onu destekler, sever, değer verir, kabul eder, armağanlarını kullanır.
Evlilikte de o evliliğin bereketi başka imanlıları ya da Mesih'i arayanları, İsa'yı tanımaya çalışanları kendisine çekmek için Bir tanrı evi olur aynı zamanda orada armağanlarını sergiler, vekar kişinin yaşamında da başkalarının yardımına çok daha rahat koşar, Rabbi hoşnut etmek üzere bütün zamanını ayarlayabilir. Bundan hep Kutsal Kitap'ta bahsedilir ama ikisi de vardır.
Ben bu konuda en çok yazan Elçi Pavlos'un da bazen yanlış algılandığını düşünüyorum.
Sanki biri diğerinden daha üstünmüş gibi. Ama Kutsal Kitap'a baktığımızda böyle bir şey görmüyoruz. Evlilikte, bekarlıkta Tanrı'nın gözünde değerli ve onun getireceği pek çok artıları da var, eksileri de var. Ama tatmin eden taraf her zaman Tanrı'nın
[00:20:59] Speaker A: kendisi olmalı. Onu vurgulaman birkaç defa yaptın ve yapmaya da devam edeceğiz çünkü çok gözden kaçıyor ve hatta kiliseye de seninle konuştuğumuz gibi öncesinde kiliseye de sızmış bir düşünce bu. Ne yazık ki.
Sen eksiksin, tam olman için Rab sana birini sağlayacak, o kişi seni tamamlayacak. Ve bu büyük bir yük. Kaçtaki kişiye verdiğimiz o yük. Kaçtakinden bunu bekliyorum. Tanrı'nın yapamadığını bir nevi kendi gözümde, Tanrı zaten hazır, yapabilecek. Ama O'nun yapamadığını kişiye dönüp sen, hazlarımı, düşüncelerimi, duygularımı hepsini sana yükleyeceğim ve sen o kişisin,
[00:21:42] Speaker B: katmin edecek. Ne kadar tehlikeli bir şey aynı zamanda. Evet buna bir bakalım. Yani düğünlerde bunu duyuyoruz. İşte şimdi o da çok yanlış alıntılanan bir ayet. İşte erkek ailesini bırakıp eşine bağlanacak. İkisi tek beden olacaklar.
Sanki bir yarım iki taraf var. Onlar birleşecek ve tam olacak gibi. Güzelsiz bir
[00:22:04] Speaker A: hiç değil. Ben yarım değilim.
Şarkılarımızda var ya.
[00:22:07] Speaker B: Evet evet. Her şeyim sensin diyeyim.
Yani Tanrı'ya ancak söyleyebileceğimiz sözleri eşimiz için kullanmaya başlayabiliyoruz. Elbette çok seviyoruz birbirimizi. Tabii ki beni örneğin Tanrı'dan sonra yanında en rahat hissettiğim, en anlaşılır hissettiğim, içimi dökebildiğim kişi eşim. Bu çok normal böyle olması. Fakat bekar bir kardeşim içinde o her durumda Tanrı'ya yakın olabiliyor, içini açabiliyor, dökebiliyor. Ama aynı zamanda kardeşleri, kilisesi bunu onun için yapmaya devam ediyor. Güvenilir bir yer oluyor, kendini ifade edebilecek. Yani sanki evlenmediğinde bunlardan mahrum kalıyormuş gibi bir anlayış. Gerçekten çok sağlıksız ve kutsal kitapta gördüğümüz bir şey değil bu.
Çünkü İsa diyor ki, Tanrı'nın güç verdiği kişiler bunu kabul edebilir. Bekar kalabilir. Bunda da herhangi bir sorun yoktur ama o her zaman tabi ki şey feliselerin din bilginlerinin bu iki yüzlü sorularına götürüyor onu işte evlilikle boşanmayla ilgili olarak.
Yani demek istediğimiz şu biri diğerinden üstün değil evlendiğimiz zaman tamamlanmıyoruz çünkü biz zaten Rab'de tamamız. Doğru. Yeteriz Mesih bizim için yeterli. Doğru. Bizim için yaptığı fedakar sevgisi bizi yeterli kılıyor. Dışarıdan biz bu doğruluğu alıyoruz. Kendimizde olduğu için değil, Rabbin gücü buna yettiği için ve fedakar eylemiyle yani bizim için daha biz günahkarken ve habersizken ölmeyi, canını vermeyi seçti ve dirilişiyle beraber bizi de o ölümden kurtardığı için. Bunun daha üstün bir sevgisi yok. Doğru, doğru. Bu bedenine kanına bizi ortak ettiği için ve kilisenin bir parçası yaptığı için aynı zamanda yaşamlarımızda artık tatmin olmayan bir taraftan söz edemeyiz.
Şöyledir, günahlı doğamızdan ötürü, benlikten ötürü yeni yaşamda, sonsuz yaşamda var olana kadar her zaman kendimizi zayıf hissederiz.
Bunun için de yoldaşlar veriyor, kendi dostluğunu veriyor, kilisesini veriyor, kardeşleri veriyor ya da eşleri veriyor birbirine.
Bununla birlikte çoğalıyoruz elbette. Ve çoğunluğun evliliği tercih etmesin, aynı zamanda doğurganlık, tabii ki çocukların dünyaya gelmesi, onların Rab'te büyümesi, yetişmesi için bir antlaşma olduğunu da biliyoruz. Ama öncelikle bunun birinin diğerinden üstünlüğü gibi ya da yarım bir şeyin tamamlanması gibi... ...işte düğün mağazalarında söylenen ve benim çok kızdığım Mert Sefer'in de duyduğumda... ...şimdi artık tamsınız sözlerini Kutsal Kitap'ın
[00:24:45] Speaker A: boşa çıkardığını söylememiz lazım. Yarın bu sözü hatırlayabilirsiniz,
[00:24:51] Speaker B: emin olmayabilirsiniz. Evet, kesinlikle. Çünkü görüyoruz ki yani bizden farklı değil karşımızdaki kişiler.
Hiçbir zaman %100 birbirimizi anlamayacağız. Hiçbir zaman %100 Tanrı'nın bize yoldaş olduğu gibi belki olamayacağız. Çünkü biz de kendimizi bazen anlamıyoruz. Bunu niye o kişinin üzerine yükleyip hem kendimize hem ona eziyet ediyoruz ki? Ve birçok sorununda zaten bu iletişim sorunlarından kaynaklandığını görüyoruz ve yersiz yani Tanrı'nın olması gereken beklentilerin, paydaşlığın birbirimizden umduğumuzda gerçekleştiğini, duygusal bağın kopmasında görüyoruz bunu elbette.
Ve bir şekilde aile için devam eden ama duygusal bağı kopmuş evlilikler var. Başta o yüzden söyledim, bunun hepsinin tamiri mümkün aslında Rab'de. Yani onun önüne tek tek geldiğimizde ve beraberce bu kutsamayı istediğimiz zaman aynı zamanda bunu Tanrı'nın tamir ettiğini görüyoruz, onardığını görüyoruz.
Bekar bir kişinin böyle yaşamayı seçerek cinsel yaşamından feragat ederek çünkü evliliğin dışında bir cinsel yaşamdan asla söz etmiyor Kutsal Kitap ve bunun hem koruması var Kutsal Kitap'ta çünkü beden kutsal. Neden kutsal?
Tanrı'nın benzerliğinde yaratıldığı için, Tanrı suretinde yaratıldığı için kutsal. O yüzden işte bedenin işlediği günahın müthiş bir yıkıcı etkisi var hayatın diğer tüm alanları için geçerli olan. Buna çok yüzeysel olarak cinsel hastalıklardan bahsederiz ya da onun getirdiği ruhsal yıkımdan söze de intihara kadar götürebiliriz. Ve peş peşe eklenecek başka günahlara da devreye girmesi ilgili.
Bu her zaman için Tanrı'nın koruyucu çerçevesinde yaşandığında özgürlük alanımızı oluşturuyor ve orada sevinç buluyoruz, doyum buluyoruz, sevgi buluyoruz fakat onun dışına çıktığımızda tutsaklıkla karşı karşıya kalıyoruz. İşte bağımlılıklar başlıyor, sağlıkta bir ruhsağlık olmadığından bu kez... Sağlıksız ilişkilere, toksik, zarar verici, istismara giden durumlara yaklaşmaya başlıyoruz. Doğru, doğru.
İlk evlilik
[00:27:05] Speaker A: yılın senin için nasıldı? Bazen hep şey derler ya, başlangıçta çok güzel. Ha evet, öyle bir film vardı değil mi? Ondan sonra zor günler başlar.
Bizim için öyle değildi. Bizim için, dakika bir gol, evlendik, balayına gittik, böyle bir çöküş.
Ne yaptım ben?
Çünkü çok bencil olduğumu o zaman anlattım. Ama hemen değil. Karşımdakinin çok bencil olduğunu düşünmeye başladım ilk başta. Kesinlikle. Çok bencilmiş yani. Benim kadar bencil yani.
Bu düşünce oluşup bir yıl boyunca çok zorlandım. Ama ikinci yıldan sonra bizim için her yıl çok daha güzel geçti. Peki bu fark
[00:27:44] Speaker B: yaratan şey
[00:27:44] Speaker A: neydi? Hıh. Hangi alanda? O ilk yıl.
Belli
[00:27:48] Speaker B: ki ilk yıl boşanmadınız. Yani. İki tarafta benzer
[00:27:51] Speaker A: olduğunu fark ettiği halde. Aynen. Orada bizi biri tutan o sen dedin. Yani bunun hepsini Tanrı'ya getirebiliriz. Evet.
[00:27:58] Speaker B: Evet. Beraberce de
[00:27:58] Speaker A: getirebiliriz. Hepsini Tanrı'ya taşıyabiliriz. Yani otururuz, tartışırız, dua ederiz birlikte.
Bağırırız, çağırırız, dua ederiz birlikte. Yani böyle bir şey bu. Bu mükemmel. Her gün çok daha güzel olacak değil. Yok. Böyle bir. Ya tamam çözdük biz bu olayı. Aa çözmemişiz. Aa çözdük biz bu olayı çözmemişiz. Ya da başka bir konu da başka bir taraf. Yani bir şey çözüyor mu
[00:28:15] Speaker B: başka biri ortaya çıkıyor. Tabii ve o probleme odaklanarak yani tüm hesabı kesmeye...
Çalışmadan.
[00:28:21] Speaker A: Burada bir problem var. Ben seni çok seviyorum ama şuradaki... Acaba nasıl... Fıratınız bir esiyor yani burayı. Bunun arkasında
[00:28:27] Speaker B: öncelikle bir kararlılık var. Yani Tanrı'nın önünde verdiğimiz söze, bu antlaşmaya bir sadakat var. Uşanmak mümkün değil. Doğru. Bizim için de mesela böyle bir olasılık yok. Her durumda Tanrı'nın yetkin ve bizi doyuran, taşıyan olduğuna iman ettiğimiz için ayrı ayrı Ve ikimizin de ayrı ayrı bence Rab'le bireysel bir ilişkisi varsa eğer, çiftlerin ayrı ayrı özel geçirdikleri zamanı kastediyorum Tanrı'yla.
Bunun aileye taşınması tabii ki çok daha rahat oluyor. Neden?
Sen her gün Rab görmediğim yanlarım için senden özür dilerim diyorsun çünkü.
Benliğimi öldürmeme yardımcı ol ve eşime seni onurlandıran bir şekilde davranmak istiyorum. Senin beni sevdiğin gibi ben de onu sevmek istiyorum diyorsun. O zaman ayrı ayrı çiftler bunu yaptığında tabii ki bir araya geldiklerinde duygusal olarak bağı kurmaları da kolaylaşıyor. Çünkü birbirimizin zayıflıklarını da görüp onları taşımayı seçebiliyoruz. Efesliler'de evlilikle ilgili zaten Paulus bunu anlatıyor. İzleyicilerimiz okuyabilirler o bölümü de. Ve orada canını verecek fedakâr bir sevgiden söz ediyor. Peki bu örneği Paulus nereden alıyor? İsa'nın kendisinden alıyor. Doğru. Ve bekar olduğunu biliyoruz Paulus'un aynı zamanda. Yani orada söyledikleri hani bizim kültürel olarak diye o sana konuşması kolay tabii diye.
Ama orada dayandırdığı yer yine Tanrı'nın fedakar sevgi eyleminin evlilik ilişkisinde görülmesinden söz ediyor. Ve bu iki çifti de ayrı ayrı onurlandıran bir şey. İki taraftan da bir beklenti. Mandepe taraflı değil. Birinin üstün birinin altta olduğu değil birbirini destekleyen taşıyan
[00:30:10] Speaker A: bir evlilik bağından bahsediyor. İşte senin dediğin hepsi ikisi ayrı bir şekilde Rabbin önüne. Evet. Ondan sonra bir araya birlikte birbirlerine baktığında. Tabii.
Ha tamam şu eksik yanı var ben orayı taşıyacağım. Ben o eksik yanı ben kapatıyorum. O da benim eksik yanımı kapatacak. Tabii. Ama şey değil ya bak çok eksiksin ya yani. Ne kadar üstünüm aslında
[00:30:31] Speaker B: yani. O bende yok. O benim problemim
[00:30:34] Speaker A: var ama o bende. O senin problemin çok farklı.
Benimkinden daha beter seninki. Böyle bir şeye dönüşebiliyor. Takım değil de. Ama işte o tamlık bu anlamda tehlikeli. Her şeyimi beklediğim, yüklediğim kişi karşılamıyor. Çünkü
[00:30:49] Speaker B: o onun işi değil. Ya da o onun için yaratılmadı.
Yani birbirimizi biz memnun edeceğiz, takmin edeceğiz, her türlü durumda yan yana olacağız gibi bir vaat vermiyoruz biz evlenirken. Biz Tanrı'nın bizi taşıyacağına, her durumda yanımızda olacağına, ne olursa olsun bize gösterdiği sadakate biz evlilik ilişkisinde aynı sadakatle cevap vereceğiz diye giriyoruz. O zaman zaten Tanrı'ya olan güven çiftlerin her ikisinde mevcut değilse tabii akşama kaçınılmaz olacak. Doğru. Çünkü bir kez sağlıksız beklentilere giriyoruz. Şimdi çok genel konuşuyoruz seninle ama bunun o kadar istisnai durumları var ki, örneğin bir eşin diğerini istismar etmesi.
Bunların hiçbirini kastetmiyoruz. Tanrı böyle durumlar içinde olmasını istemez çocuklarını.
Eğer böyle bir durum varsa zaten birinin Hristiyan olup olmadığından artık emin değilizdir. Çünkü bile isteye tekrar tekrar birbirimize zarar vermeyiz.
Elbette bağışlama olabilir ama tekrar eden davranış Kesinlikle kurban durumunda olan kişinin yardıma hemen erişmesini zaruri kılar ve kilise kesinlikle bu konuda sessiz olmamalıdır.
Ve acı çeken, sıkıntı gören kişinin yanında olmalıdır. Bu hangisi olursa olsun eşlerden. Aynı şekilde çocukların korunması.
Çünkü bilhassa istismarın ya da şiddetin olduğu durumlarda bu evliliğin sürmesi zaten o anlaşma geçersiz kılınmıştır zaten. Bir taraf diğerine şiddet uyguluyordur, yani onu istismar ediyordur. Bu konudan bahsetmiyoruz. Yok, yok. Hayır, yani bu değil mesele. O kişinin hemen zaten disiplin altına alınmasıdır. Gerekiyorsa yasal mercilere başvurulmalıdır. Bu konuda herhangi bir şey yok, çekince yok zaten. Biz çok daha işte anlaşamıyoruz pek ya da işte hiç tatmin olmuyoruz, hep kavga ediyoruz, anlaşamıyoruz. Bunlardan bahsediyoruz birazdan.
Hafife almak için değil de Rab'le beraber önüne geldiğimizde çözüp aşabileceğimiz şeylerden konuşuyoruz
[00:32:55] Speaker A: biz.
Burada katleşimimiz var. İki imanlanın, iki Tanrı'ya güvenen, Tanrı'ya adanmış hayatın bir araya gelip ya çözemiyoruz ama bunu Rab'be danışalım, Rab'be verelim.
Tabii sonra
[00:33:05] Speaker B: kilisede güvenilen kişilere danışılabilir.
Hristiyan psikologlardan, evlilik terapistlerinden yardım alınabilir. Güvenli ortamlarda bunu yaparak tabii ki bu mahremiyeti koruyarak her zaman bunu devam etmesi gerekir. Bu pastoral yanı biraz aslında ilişkinin ama bir dediğimiz gibi eşlerden diğerinin istismarı şiddet söz konusuysa orada zaten kilise kurtarıcı olarak Mesih'i modellemesi gerekir o kişinin yardımına koşarak.
Yani İsa'nın her zaman Bu kişilerin yanında olduğunu görüyoruz. Yani acı çekenlerin, günaha sürüklenenlerin hep yanında İsa bunu tekrar tekrar söylüyor örneklerinde.
Yani bunlardan birini günaha düşürenlerin vay halini ediyor. Bu evlilik ilişkisindeyse ne yapacağız? Eşlerden birinin örneğin sağlıksız bağımlılıkları varsa, alkol gibi, işte maddeler gibi, pornografi gibi.
Bütün bu zaten zarar vermeye ve domino etkisiyle aslında bütün ailenin içine yayılmaya başlıyor. O zaman zaten Tanrı'nın kurtarıcı doğası devreye girecektir ve ona ilgi, şefkat, sevgi, iyileşme imkanları sunmamız lazım ve koruması da lazımdır Tanrı'nın halkının. Bundan bahsetmiyoruz yani burada. Burada
[00:34:19] Speaker A: o zaman şey bakalım. Bir de evlilikten, bekarlıktan bahsettik. Ama bir yandan da bu postmodern dünyada insanların... Zaten bekarlığı da yavaş yavaş artıyor evlilik. Daha geç evlenmeye başlıyoruz. Bu sefer sanki şey olabiliyor. Bir yandan evlilik, bekarlığı koruduk şeyi anlatırken. Bir
[00:34:39] Speaker B: yandan da
[00:34:39] Speaker A: evliliğin önemi. Neden evlen... Yani evleniyorsak da neden evlenmeliyiz? Onun pozitif tarafına bakmalıyız. Çünkü bu sefer şey oluyor ya... Ben hayatımı yaşamak istiyorum.
Ben özgürlüğümü tatmak istiyorum.
Bunun için de küçük bir parantez açılıp evlilik dışı ilişkiler girebilirim ama bekar kalacağım.
Yani istediğim tarafını alacağım, istemediğim tarafını almayacağım. Böylelikle ben hakimim. Hiç kimse benim hayatımı etkileyemez. Böyle de bir yeni Evlilik, bekarlık ve böyle bir orta yol bulma çabası var insanların. Orada ilk söylediğin cümleler bence
[00:35:17] Speaker B: durumun vehametini ortaya çıkarıyor. Yani burada önemli olan hala benim isteklerim değil mi? Yani benim arzularım, benim planlarım hayatımla ilgili olan. Ama İsa'nın çağrısı çok daha özel ve zor aynı zamanda. O diyor ki yani kendini inkar edip ardımdan gel.
Evet. Bu ne demek kendini inkar et, o zaman planlarımdan vazgeçiyorum, hayallerimden vazgeçiyorum demek.
Buna değersin demek Tanrı'ya aslında. Doğru. Ve seninle birlikte bu yolculuğu seçiyorum. Çünkü zannediyoruz ki biz işte zevk veren her durumdan bizi uzaklaştırıyor Tanrı.
Tam aksine asıl doyum macera ve Anlam, anlam çok önemli çünkü, Rabb'le birlikte yürüdüğümüzde geliyor. O zaman bu seçim daha başlangıcından Tanrı'yı öncelemiyorsa, onu ön plana almıyorsa zaten benim kendim için yarattığım küçük dünyamda kendi Tanrım olarak ve kendi zevklerim için yaşamaya devam etmemizi sağlar sadece. Ve o yüzden bir ahlak yasasından da bahsedemeyiz bu anlattığın tabloda. Çünkü öyle bir yaratıcı ya da... Enik Krallı, Enik
[00:36:28] Speaker A: Egemen Yıldız.
[00:36:29] Speaker B: Tabii ki. Tabii ki. O yüzden zaten çok sapkın dereceye varan cinsel ahlaksızlıkların ortaya çıktığını biliyoruz. Bunların tümü yürekten kaynaklanıyor. İsa söylüyor bunların tümü diyor yürekten gelir içinden gelir insanın. O yüzden yüreğin değişimi önemli. O yüzden İsa her zaman içten dışa bir değişimden söz ediyor. Doğru. O yüzden kutsal ruh bunu bizde mümkün kılıyor.
Eleşilmez bir şeyden bahsetmiyoruz. Rab'le yeni doğuşumuzla beraber günahlarımızdan tövbe edip döndükten sonra tövbeye yaraşır meyveler vermeye başlıyoruz değil mi? Yani bunlardan uzaklaşmaya başlıyoruz. Burada tabii ki benliğe öldüğümüz şeylerden biri de bu. Cinselliği inkar etmek aynı zamanda ve böyle bir hayatı seçmek. O da nedir? Tanrıyla benim için doyum söz konusudur. Çünkü salt cinsel yaşamın benim kim olduğumu söylemez.
Ve onsuz bir hayat mümkün mü? Evet mümkün.
Mümkün. Mesela bu vazgeçtiğin bir şeydir ama başka biri başka bir şeyden vazgeçerek bunu yapıyordur.
Bir de kıyas var bizde her zaman için. Yani görünen bir fedakarlık var İsa'ya verdiğimiz karşılıkla beraber.
bir bedel ödediğimizi zannediyoruz ama nihai bedeli zaten Tanrı ödedi bizim için.
Bizimki çok geçici bir mücadele ve önümüze gelecek olan yücelikle karşılaştırılmaya değmez diyor Kutsal Kitap bu konuda.
Ama bir başkasının ki başka bir konudaki vazgeçiş örneğin ailesi tarafından tamamen reddedilmesi ve tümüyle yalnız bırakılması yani köyüne bile bir daha girecek duruma gelmemesi bu mesela görünmeyebilir fedakarlık eylemi olarak.
Kez'in hangi koşullarda o çarmıhı taşıdığı, nelerden vazgeçerek İsa'yı izlemeyi seçtiğini biz bilemeyiz. Ama Tanrı biliyor ve onu görüyor Tanrı. O yüzden hani neyi önceliyoruz yaşamımıza, neyi olmazsa olmaz tutuyoruz. Burası bence önemli. Neden vazgeçiyorum ben Mesih'i izleyerek? Bana bir şeye mal olmuyorsa Yani çok büyük bir konfor alanı içindeyim büyük ihtimalle yani İsa'yı izlemek çünkü pek çok şeyi ortadan kaldırabilir hayatımızdaki. Bazen kiliseye gelen
[00:38:39] Speaker A: insanlar da özellikle genç arkadaşlarımız bir nevi ya sizde şu günah değil değil mi? Bir geldiklerinde tamam sen bir şey yapıyorsun ona bir kılıfa ihtiyacın var. Tabii tabii kesinlikle. Bunu kullanmak istiyorsun. Tanrıyı kullanmak istiyorsun. Bu cinsiyet tarafında da, cinsel ilişkiler tarafında da, evlilik dışı ilişkilerde cinsel ilişki kötü değil. Çünkü evlilik içinde teşvik edilen bir şey.
Tamam, eğer böyle bir şey varsa... Neden Tanrı bu iyi olan bir şeyi bizden esirgiyor? Neden tatmamıza, evlenmeden izin vermiyor?
Bu soruyu sık sık karşılaşıyoruz. Bu sadece bu konuda değil, bütün her şey için. İyi olan, Rabbin verdiği ama Rabbin bizden şimdi değil ya da bu durumda değil dediği her şey için geçerli. Bunun cevabı ne oluyor? Böyle bir soru gelsin, ne
[00:39:36] Speaker B: olurdu ya da? Evet. Burada esirgio diye bir şey kullandın, söz kullandın aslında. O bence çok anahtar şeylerden biri. Bunun altında başka bir gerçek yetiyor. Tanrı'nın senden bir şeyleri esirgediğini düşünüyorsun değil
[00:39:49] Speaker A: mi?
[00:39:50] Speaker B: Ona inanıyorsun yani. Doğru. Tamam. Genelde buradan başlamayı seçiyorum ben. Onların kullandığı terminoloji çok önemli çünkü. Bu geldiği için
[00:39:57] Speaker A: ben kasten onu kullandım. Aynen.
O yüzden
[00:40:01] Speaker B: böyle bir önyargı var. Tanrı'nın benden bir şeyleri esirgediği önyargısı var. O zaman hala Tanrı bilmiyor, ben biliyorum var. O zaman bir gurur var. Ya da Tanrı
[00:40:12] Speaker A: çok iyi biliyor iyi olduğunu ve beni nedense benden onu uzak tutuyor. O zaman bir de Tanrı'nın sana
[00:40:18] Speaker B: bir takıntısı mı var? Evet.
Ama Tanrı'nın doğasına olan güven, yani O'nun benim her durumda iyiliğimi amaçladığını, beni korumayı seçtiğini, kayırdığını biliyorsam ve eğer o sınırları bu şekilde tasvir ediyorsa, yaşamın o sınırlar içinde ancak mümkün olduğunu da kabul ediyor. O zaman ben istediğimi seçerim. Yani bunda uyuyorum, bunda uyuyorum bu şeye benziyor. Yani insanın Rab olduğunu kabul ediyoruz bazen. Evet yaratıcı odur diyoruz ama boyun eğme, efendim olduğuna, kurtarıcım olduğuna, dostum olduğuna gelince mesela orada diyoruz yok ben buraları buraları diyorum.
Evet. O zaman zaten buyruk olarak saydığı iki şey var. Yani Tanrı'nın Rabbi bütün aklınla, gücünle, yüreğine seveceksin.
Onu zaten yapmamış oluyorum yani. Doğru. Bir de komşunu kendin gibi seveceksin diyor. Ben komşumu sadece kendi çıkarlarım için kullanmak üzere sevmek istiyorum aslında. Doğru. Ve bunun için neredeyse Tanrı'yı ikna etmeye çalışıyorum bir
[00:41:20] Speaker A: taraftan gibi. Ya Doğru. Tanrı'yı düşman olarak görüyor ya da böyle direkt Aden bahçesi yani oradaki durum. Tabii, neden? Canlı Alex'e böyle bir soru geliyor. Neden böyle bir ağaç, iyi bir şey, neden Tanrı esirgiyor bizden? Çok güzel bir soru diyor. Daha önce bunu bir yılan söylemişti. Evet. O geliyor aklıma gerçekten. Kesinlikle.
Kötü olanın bence en başarılı olduğu şey bu. Yani Tanrı iyi şeyleri senden esirgemek için var.
Yani hep böyle şunu yapma, bunu yapma. Bunu yapmam. Biz de din, tarih kesimi olarak bunu bazen teşvik ediyoruz.
Altında hep
[00:41:58] Speaker B: bir ilişki olduğunu unutuyoruz. Altında Tanrı'nın karakterini unutuyoruz zaman zaman. Ama o çok güçlü bir şekilde karşımızda duruyor ve bununla ilgili ben ne zaman gelsem İsa'nın hayatına baktığımda böyle olmadığını görüyorum.
yarattığı çocuklarını, barıştığı çocuklarını öncelediğini görüyorum. Kayırdığını, kolladığını, her durumda iyiliklerini amaçladığını, zorluk ve acı durumlarında da.
Şimdi izleyicilerimiz diyebilir ki başıma gelenler hiç iyi değil.
Zor. Evet sevgiden ötürü bu kötülüğün verdiği dünyaya verdiği yıkımı bir süre için taşıyoruz.
Bu da sevginin bedeli aynı zamanda.
Ama bu geçici bir şey.
O yüzden dünya görüşü olarak da Hristiyanlık'ta sonsuz yaşamı göz ardı ederek bakamayız hiçbir konuya.
Dönüş o zaman. Asıl restorasyon o zaman yani. Bir sürgün teması vardır biliyorsun kutsal kitapta. Bununla ilgili bir vaaz serisini yeni bitirdik. Biz çok taze o yüzden zihnimde. Şu an için de biz bir sürgün dönemindeyiz. Yeni yaratılışa doğru giderken. O da nedir? Günahın dünyada yarattığı yıkımın sonuçlarıyla birlikte yaşıyoruz ve hala benliğimizden tamamıyla özgür değiliz.
Ama Tanrı'nın gücüyle günah karşısında hayır deme yetkisine sahibiz, İsa'nın bunu bize sağlamasıyla beraber. O yüzden bu evlilik ya da bekarlık kategorilerinin sonsuz yaşamda var olmadığını unutmamamız lazım. Tabii ki bekar olarak orada bulunacağız ama cinselliğimizle ilgili bir problem ortaya çıkmayacak orada.
Zaten İsa diyor ki sonsuz yaşamda ne evlenirler ne boşanır insanlar yani. Çünkü ruhsal anlamda bir tamlığa erişeceğiz Tanrı'nın yanında olduğumuz için. Öyleyse bu dünyasal geçici bir kategori için bazen hani çok abarttığımızı da düşündüğüm oluyor benim. Aşırı bir değer yükleme... Yani evet anlam yükleme, kimliği bunun üzerinden inşa etme gibi.
Fakat bunu söylerken ailelerin ya da bekar yaşamların ne kadar anlamlı, bol, bereketli, dünyayı kutsayıcı, kiliseyi bina edici etkisini hiçbir şekilde unutmuyorum, atlamıyorum. Bu çok anlamlı çünkü. Tanrı toplumların böylelikle var olmasını istiyor. Bunun içinde ikisi de var. Doğru. Bekar olarak da yaşam var, evli olarak da yaşam var. İşçi
[00:44:19] Speaker A: aracılığıyla da dünyayı bereketleyebilir. Kesinlikle.
Ve bereketliyor. İkisinin de bir rolü var dediğim gibi. Ve orada dedi bu sonsuzluğu... Unutmadan. Onu unutmadan, onun ışığında bir nevi her şeyi görmek gerekir. Evlilik çok güzel bir şey. Bekarlık çok güzel bir şey. Ama bunun ışığında, bu yoksa zaten o zaman o şeye... Ya ben ikisinden de hoşuma giden tarafları istiyorum. O zaman bu doğabilir. Ama bence bu denklemi biz kurmalıyız. İmanlara, İsa Mesih'in talebeleri olarak bizim. Bunu dışarıya yansıtmamız, hayatımızda gerekiyor. Ama ilk olarak bizden. Rabbin bizi değişiminden sonra gel birlikte bu yaşamı, bu yoldaşla kurmak. Bence o zaman değerli ve o zaman dışarıya bir yansıması, bir müjde
[00:45:10] Speaker B: yansıması oluyor. Evet, evet. Bu evliliğin içindeki bereketler örneğin işte neyi önceliyoruz, neyi amaçlıyoruz? Birbirimizi yüceltmeyi mi? İşte beraber güçlerimizi birleştirelim, daha da varsıllaşalım örneğin.
Şu kariyer planlarımızı gerçekleştirelim, güçlü bir çift olalım gibi bir şey mi bu?
Yoksa bizim aracılığımızda daha pek çok kişi Rabbin sözünü duysun, onları evimizde ağırlayalım, onlarla Tanrı'nın bize verdiği bereketleri paylaşalım.
İşte Rabb'i seven çocuklar yetiştirmeye çalışalım ve topluma bir olumlu etkimiz olsun. Müjdeyi, Tanrı'nın egemenliğini görülür kılalım mı? Yoksa işte kendi arzularımızı gerçekleştirmeye devam edelim. Bunun olmadığı yerde de hadi eyvallah ben gidiyorum. Hatta orada
[00:45:58] Speaker A: çocuklar bile şeye dönebiliyor. Benim yaşayamadığım ne varsa o çocuğum yapsın ki ben de onun aracılığıyla yaşayayım. Bu yine Tanrı'nın
[00:46:07] Speaker B: sana verebileceği bir şifa olacakken bu aktarılan bir travmaya dönüşebiliyor yani.
Kuşaklar arası bir şeye dönüşebiliyor.
Bekarlık için de aynısını söyleyebiliriz. Altında bir gurur olmadığından emin olmamız lazım. Kimse bana layık değil gibi. Bana layık bir eş bulamıyorum kesinlikle. Çok istiyorum evlenmeyi ama bir şekilde acaba Tanrı'nın gönderdiği kişi bu mu emin olamıyorum.
Bu da mesela sevgi adına hani gözü kapalı bir risk değil bu çünkü birçok done vardır. O kişinin sizin için uygun olup olmadığıyla duygusal bağ kurabiliyor musunuz? Ortak sohbet edebiliyor musunuz?
Sevginizi ifade ettiğinizde duygusal bir bağ hissediyor musunuz karşı taraftan gibi yani.
Aynı zamanda Tanrı kilisesi aracılığıyla da bu bilgeliği dünyaya duyuruyor.
Gençler gelip soru soruyorlar biliyorsun bu konuda hani bazen bizim için çok açık oluyor ama belki çok birbirinize göre değilsiniz bu konuda diye dediğimizde oluyor tabii yani ama çok fiks sanki başka hiçbir hedef yokmuş gibi ona odaklandığımızda Tanrı'nın egemenliğini kaçırıyoruz ama İsa öyle demiyor siz öncelikle Tanrı'nın egemenliğinin ardından gelin. Diğer her şey size verilecektir. Bunu söylediği kısım dünyevi ihtiyaçlarla ilgili.
Bağlamından ayrı kullanmadığımı öyle düşünmelerini isterim yani buna dikkat ediyorum söylediği. Bundan çok daha sınıf vereceğinden emin değil misiniz diyor mesela orada.
Önce Tanrı'nın egemenliğine gittiğiniz zaman, onun arkasından gittiğiniz zaman, onun peşinde, onun ayağının dibinde olduğunuz zaman. İşte o
[00:47:41] Speaker A: Augusta'nın o sevgi sıralaması. Yani hangi sevgi birinci. Yine o kimlikle eşleşiyor ama birçok şeyi sevebiliriz. Evlilik güzel
[00:47:49] Speaker B: bir şey. Tabii ki.
[00:47:51] Speaker A: Ama ilk o değil. Onun yerini doğru tutturmak.
Ondan sonra o sevginin anlamı da daha güzel. Açılıyor, büyüyor ve
[00:48:00] Speaker B: dediğimiz gibi Kutsal Kitap bu konuda sessiz değil. Fakat bizim yaklaşımımız bir şeriat ise işte Rabb'a ne yap dedi, ne yapma dedi. Yap, yapma, yap, yapma ise bu. Olma kısmı tamamen resmin dışında kalıyor. Ama Tanrı'nın ilk ilgilendiği şey kim olduğumuz bizim. Yani bizde şekillendirmek istediği, içimizde yaratmak istediği, yeni yaratış ve bunu kutsal ruhla yapıyor. Sonra yaptıklarımız onun için hep ikincil olduğunu görüyoruz aslında. Niye? Doğru kişi, kimsem ve bunu Tanrı bana söylüyorsa zaten yaptıklarım onu izleyecek. İçten dışa değişim hep İsa'nın arzuladığı ve içimde eğer değişmiyorsam bu şeriat dediğimiz kural yap yapmalar o kadar sığ kalacak ki İsa'nın işte vay halinize dediği din bilginlerinin doğruluğunu aşamamış olacağız hiçbir şekilde. Ama o bilgelikte de bize yardımcı olan Tanrı. Yeter ki büyümek istiyorum, öğrenmek istiyorum, açım, Rabb seni daha çok tanımak istiyorum, derinleşmek istiyorum deyip ona getirelim.
Yani işte bazen evet diyor dualarımıza, bazen hayır diyor, çok net olarak diyor ama bazen de henüz değil. Yani henüz değil bunun zamanı. Belki bu dünyada mümkün, belki de değil. Örneğin evli çiftler, biri öldüğünde Diyelim bekar kalıyor yani, dul diyoruz bunu ama eski bekar yaşar. O zaman yani sonsuza dek sürecek bir şey değil bu. Bunu bize buradaki ölüm gösteriyor zaten haliyle.
Ama orada yine Tanrı'nın kayırıcılığını görüyoruz, koruyuculuğunu görüyoruz. Ve ben pek çok işte eşini kaybeden ya da zaruri durumdan ötürü boşanmış kişilerle konuştuğunda... ...Rable olan derinliklerinin ne kadar arttığını ona döndüklerinde... ...onun ne kadar onları kayırdığını, koruduğunu, gözettiğini görüyorum. Bu şifadır. Yani nihai şifanın dünyadaki ilk başlangıcıdır, görünümüdür. Bu konuda
[00:50:02] Speaker A: sadece bir, üniversitemden bir örnek var. Güney Karolayna'daki üniversitenin başkanı, Robert McBulkin.
Hatta onun videosunu Türkçe'ye çevirmek istiyorum, altyazısını. Üniversitenin uzun yıllar sorumluluğunu yapmış kişi... ...sonra bir gün emekliye ayrılacağının anonsunu veriyor. O da eşinin Alzheimer olmasından dolayı. Ve öyle güzel bir anons şeyi var ki onun.
Bakımına
[00:50:26] Speaker B: ayıracak kendisini, değil mi? O yüzden ayrılıyor. Şey
[00:50:28] Speaker A: yapıyor, diyor ki yani şu kadar yıl... Her şeyini benim için yani bu işi yapabilmem için bu kadar şey feda etti. Beni de bekledi. Eğer diyor ben bunun diyor aynı şekilde karşılığını vermezsem ona haksızlık
[00:50:39] Speaker B: etmiş olurum diyor.
Bu bir sevgi ifadesi.
[00:50:41] Speaker A: Sevgi ifadesi ve şey bir yani o ben benim işim gücüm var, benim kariyerim var ya eşim hasta ya da eşim sakat ya da eşim eskisi kadar güzel değil ya da ne olursa olsun bu. Birçok şey değişebilir ama o sevgi bağının Rab'le Evet, öncelikle. O sonsuzluk içinde olan o sevgi şeyi, o Robertson-McWilkin'in anonsu beni çok etkiledi.
[00:51:07] Speaker B: Çok doğru, çok güzel bir örnek gerçekten.
[00:51:10] Speaker A: Yani o dul kalmanın da, o hastalıklı bir ilişkin içinde olmanın da, bir eşinin hasta olması, çok ciddi hastalıklar, orada bence şey çıkıyor ortaya. Gerçek bir sadakat. Tardan aldığını, yani Tanrı'nın bize verdiğini eşimize, Verebiliyor muyuz?
[00:51:26] Speaker B: Çünkü biz hiçbir şeyi ona sunmazken, hiçbir şekilde onun sevgisine karşılık vermezken Tanrı'nın bizi nasıl tutkuyla sevdiğini ve ardımızdan geldiğini görüyoruz. Bizim verebileceğimiz hiçbir şey yok aslında ona geriye. Çünkü hak ettiğimiz şey günahlarımızın karşılığı aynı zamanda yaptığımız hataların. Hayır diyor yani lütfuyla bunu örtüyor. Böyle bir sevgiyle karşılaştığımız zaman bizim yapabileceğimiz aslında en az şey birbirimize aynı şekilde sevgiyle davranabilmek. Ve bunun bir örneğini görüyoruz evlilik ilişkisi içinde. Tabii ki sadece işte gücümüz yerindeyken çok aslında değişik yani insanla insanı değişen şey yani güzel, yakışıklı, o kategoriler ne kadar geçici, ne kadar içi boş şeyler. Kutsal kitap hep söylüyor bunu çok bilgelik içinde ne kadar bize lazım Tanrı'nın sözleri.
Onlar geçtikten sonra asıl o hani... Sadık, damatılmış, dostluk, saygının hala orada olması. Bunlar değer olan şeyler.
Yoksa çok rahatlıkla hani buruşturup çöpe atacağımız bir nesneye dönüşebilir yaşamlarımız.
[00:52:32] Speaker A: Evet. Ben bundan eski haza almıyorum artık. Çünkü çok yakınında da oluyor bu, yanında olan insanlarda da.
Ben eskiden bunu yapabiliyordum, artık yapamıyoruz, tamam o zaman bizden iyisi boşalalım. Şey yok yani, ben seni çok seviyorum, değersin, gel birlikte çözelim bunu.
Bunu elbette imanlı olmayan kişi için söylüyorum. Orada bile bencilliğin acısını çok
[00:52:58] Speaker B: görüyoruz. Çok görüyoruz ve yıkıcı etkileri var. Ancak Tanrı'nın yüreği bunları kaldırabilecek güçte. Bizler için çok ağır olabiliyor. Bir yere kadar yanında olabiliyoruz. O yüzden diyoruz yani asıl doyurucu olacak olan Tanrı'yla olan ilişkimiz burada. Çünkü ne senin ne benim yüreğim bunları kaldıramaz. Bir yere kadar taşıyabiliriz bunları. Ondan sonrasını Rabb'e vermek zorunda. Yani pastoral hizmetlerimizde de bununla rastlaşıyoruz, onlarla yürümek istiyoruz ama nihayetinde kişinin baş başa Rabb'le birlikte izleyeceği bir yol oluyor bu. Biz destek olabiliyoruz, yanında durabiliyoruz, Tanrı'nın verdiği ölçüde bilgelikle onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz ama Nihayetinde hem bekarlar için bu böyle hem evliler için böyle ama kilisenin yapabileceği çok şey olduğunu düşünüyorum hala bu konuda ben. Yani destek olma anlamında, aileleri güçlendirmek anlamında, bekarların asla daha az değerli olmadıklarını ona her seferinde yansıtmak anlamında. Çünkü
[00:53:59] Speaker A: bir practice olmamız gerekiyor. Böyle şey yapamayız.
Destek alırız elbette, varız yani.
[00:54:03] Speaker B: Mesela kilisenin bütün programları evlilikle ilgiliyse orada bir durup düşünmek lazım yani.
Acaba biraz birini diğerinden yücelten bir anlayışımız mı var bu konuda diye bakılabilir örneğin.
Ya da bekar kardeşlerimizin ne kadar potansiyelle, kutsal ruhun anarmanlarıyla, ...dolu oldukları ve onların hizmet için çözülmesi, bırakılması, donatılması konusunda farkındalığımız var mı?
Onların bir kişi olarak dostluğu bize değeri evlilikleriyle gelmiyor çünkü kimse. Yani ben evli diye biriyle arkadaş olmuyorum öncelikle ya da onun deneyimi diğerinden fazladır diye yaklaşmıyorum. Onunla o kişi olduğu için yani kardeşim olduğu için arkadaşım aynı zamanda ve yakınım. Bunu deneyimlemek için de önemli bir fırsatı var kilisenin. Bu
[00:54:53] Speaker A: çok güzel bir aslında bir paylaşım. Kiliselerimize teşvik. O bekar kardeşlerimize de değer verelim. Aynı zamanda evli kardeşlerimiz için de elimizden geldiği kadar bu desteği sunalım. Çünkü zor yani hepimizin yaşamı zor. Travmalarımızla bir araya geliyoruz.
Birbirimizin duasına, desteğine ihtiyacımız var.
Bununla belki
[00:55:14] Speaker B: bitirmek iyi olacak. Çok güzel. Ama birbirimizden beklemeyelim. Tanrı'nın duyuracağı, bütün sevgiyi vermeye, kabul edilmeyi, değer görmeyi bir başka kişiden nihayet olarak bekleyemeyiz bunu yapacak olan. Buna gücü yeten ancak Tanrı'dır zaten. Çok güzel.
[00:55:29] Speaker A: Bence tekrarladık ve başlıkta büyük ihtimal bu olacak.
İyi yaptık bence.
Arkadaşlar çok teşekkürler bize eşlik ettiğiniz için.
Umarım güzel bir sohbet olmuştur sizler için de. Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşırsanız seve seve okumak ve dönmek isteriz. Videoyu beğendiyseniz beğenmeyi ve kanalımıza