İncil Okumaya Yeni Başlayanlar İçin: Bilmeniz Gereken 5 Temel Şey!

Episode 21 May 23, 2026 00:39:43
İncil Okumaya Yeni Başlayanlar İçin: Bilmeniz Gereken 5 Temel Şey!
Özgürce - Türk Hristiyanlar Anlatıyor
İncil Okumaya Yeni Başlayanlar İçin: Bilmeniz Gereken 5 Temel Şey!

May 23 2026 | 00:39:43

/

Hosted By

Tiranus - Herkes Duyana Kadar

Show Notes

İncil'i okumak isteyenler, Hristiyanlığı araştıranlar veya inanç yolculuğunun başındaki kardeşlerimiz için bu özel podcast bölümünde, kutsal kitabı anlamanın kapılarını aralıyoruz! Hollanda'dan konuğumuz Selami Emre ile birlikte, İncil'e dair en çok merak edilen soruları yanıtlıyor, yanlış bilinenleri düzeltiyor ve metinleri daha derinlemesine nasıl inceleyebileceğinize dair değerli bilgiler paylaşıyoruz.

Bu bölümde, İncil'in tek bir kitap değil, birçok edebi türü ve yazarı barındıran zengin bir "kütüphane" olduğunu keşfedeceksiniz. Hangi bölümden başlamanın en etkili olacağını, Eski ve Yeni Antlaşma arasındaki kopmaz bağı, Türkçe çevirilerin önemini ve kutsal metinleri okurken kendimize sormamız gereken kritik soruları ele alıyoruz. Amacımız, İncil'i sadece okumak değil, anlamak, idrak etmek ve yaşamınıza nasıl uygulayabileceğinizi görmenizi sağlamak.

View Full Transcript

Episode Transcript

[00:00:00] Speaker A: Kardeşler merhaba. Özgürcü'ye hoş geldiniz. Bugün çok değerli bir kardeşimle birlikteyim. Ta Hollandalardan koptu geldi. Elbette videolarımızda da gördünüz. Selami Emre kardeşimiz burada bizimle. [00:00:12] Speaker B: Merhaba efendim. Oradan yaptım bir de buradan fakir edebiyat yapacağım. [00:00:16] Speaker A: Hemen yorumlara girecek. [00:00:18] Speaker B: Hemen yorumlara girecek. [00:00:20] Speaker A: Ama konuya girmeden önce setimiz hakkında ne düşünüyorsun? [00:00:24] Speaker B: Haciz geldi. Sadece bu masayı kurtarabildim. [00:00:29] Speaker A: Mikrofonu tuttuk. [00:00:30] Speaker B: Bir de bir tane Tolkien kitabı. Yüzüklerin Efendisi kitabını tuttum. İki tane kutsal kitabımız kaldı. Bir tane Grekçe. Bazı akademisyenlere göndermeyi düşünüyorum. [00:00:41] Speaker A: Evet, bir tadilat durumu var burada. Arkadaşlar sordu ya bugün yapabilir miyiz diye podcast ama dedim ne güzel doğal bir şekilde herkes görsün durumumuzun ne kadar ne kadar vahim olduğunu. Yok bir hazırlık içindeyiz burayı tamamen boyayıp [00:00:56] Speaker B: bir farklı bir... Acaba fakir edebiyatı yapmak için böyle bir şeye girişmiş olabilir miyiz? [00:01:02] Speaker A: O arkadaşımızı davet edelim kesinlikle bir yorum yapacaktır. [00:01:05] Speaker B: Çok isterim. [00:01:05] Speaker A: Buyurup gelsin. [00:01:07] Speaker B: Öncesinde bir tadilatımız var bitmedi ama biz video çekmekten geri kalmayacağız. O yüzden kusura bakmayın şimdiden. [00:01:13] Speaker A: Evet. [00:01:13] Speaker B: Ama bence güzel görünüyor. [00:01:15] Speaker A: Aynen. Yorumlarda bekliyoruz arkadaşlar. [00:01:17] Speaker B: Yorumlarda linç edin lütfen. [00:01:18] Speaker A: Çok güzel. Şimdi geri dönecek olursak ilk başta yorumlara gireceğiz ama onun öncesinde de kısa bir bugünkü konumuz. Bugünkü konumuz özellikle Hristiyanlığı araştıran, yeni Hristiyan olmuş ya da genel olarak Kusak'ta bu İncil'i okumak isteyen kişilere için planladığımız bir Podcast. Bu podcast'ın amacı İncil'i, Kutsal Kitap'ı okumadan önce neleri bilmem gerekiyor, nelerinin farkında olmam gerekiyor, onlara bakacağız. Ama dediğim gibi öncesinde bir yorumlara... [00:01:50] Speaker B: Öncesinde yorumlara bakacağız çünkü çok değerli yorumlar yazdınız. Gerçekten geçen podcast'te söylemiştik bunu. Tekrar tekrar dile getirmeye gerek yok ama burayı editör klip olarak koysun öncekini. Yani bize çok teşvik oluyor yorumlarınız. Oradan siz yorum yazdığınızda bizler bunu okuyoruz. Elbette. O yüzden siz yorumlar yazdığınızda okuyoruz, teşvik alıyoruz. Bir de bizi de yönlendiriyor aynı zamanda. Özgür'le yaptığın podcast'te mesela birkaç soru vardı. Fotoğrafını çekmiştim. Bunları da değerlendiriyoruz. O yüzden hem bizi yönlendirmeniz açısından hem de teşvik etmek açısından gerçekten yararlı oluyor. [00:02:25] Speaker A: Bugün o zaman şey yapalım, birkaç tane yine hem pozitif hem böyle biraz sorgulayan, bazıları negatif olan yorumlara da bakalım. [00:02:32] Speaker B: Ya şey zaten, Rab sizi bereketlesin, dua ediyoruz sizin için diyenler var. Diyen tek tek isim söylemeye gerek yok herhalde ama yani gerçekten çoğunuz Hepiniz bereket dediniz. Bir kişi destek yazdı. Sen cansın ya. [00:02:45] Speaker A: Ömer kardeşimize destek. [00:02:48] Speaker B: Ömer'in kendisi bile girip yazmadı ya. Kendini desteklemiyorsun çocuk. Bir kişi destek yazdı. Onu okumak o kadar güldüm, o kadar mutlu oldum ki inanamazsın ya. Ömer'in yanındayız. Hashtag Ömer'in yanındayız. Ömer Almanya'ya kaçtı zaten arkadaşlar gördünüz. Evet kaçtı. [00:03:08] Speaker A: A Haber fotoğrafını Özgür Uludağ yanımda. Özgür dedim böyle bir şey yapsak olur mu? A Haber yayınlamış gibi. Zaten sabahın köründe orada. Ona ulaştırırız böyle bir panik olur. Sonra Ramazan abi yanımızdaydı. O da kardeşim hayırdır bir problem mi var? Ne oldu? Gerçek mi? Haberler falan gibisinden. O da aradı. Bir böyle bir düşündü ama sonra Dedik [00:03:31] Speaker B: ki siz Antalya'dan büyük kişilerden tuzağa düşürüyorsunuz. [00:03:36] Speaker A: Ama o zaman bakalım birkaç tane yoruma. Luka kardeşimiz devamlı yazıyor zaten sağolsun. Destek mesajları atıyor. Büyük destek oluyor. Zaten Rabb'in esenliği sizinle olsun kardeşlerim. Anlatımlarınız harika. İyi ki varsınız. Rabb'e üzülük olsun elbette. Var mı senin dikkatini çeken yorum? [00:03:51] Speaker B: Ali, Aslan, Nuray, Yaze yani hepsi gerçekten çok böyle tatlış, çok teşvik edici şeyler yazmışlar. Yani sorular da var dediğim gibi İsa hem %100 tanrı %100 insan nasıl olabilir? Bu mecaz mı? Gerçek mi? Nasıl anlayabiliriz? Yani bunlarla ilgili mesela podcastlerimiz var. Onları da izleyebilirsiniz. Beytullahım bir yorum yazmış. Sağ olsun, teşekkür ediyorum. [00:04:16] Speaker A: Ama o videoda demiştik, yazacağını söylemiştik. Yazmış, o yüzden sorun yok. [00:04:19] Speaker B: Teşekkür ediyorum yazdığın için. Bütün yorumunu okudum, değerlendirdim. Zaten Tranus'ta bir video hazırlamışlar daha öncesinde. Bazı bahsettiğin noktalarla ilgili. Yakında yayınlanacak. Sen de izlersin. Orada yazdığın, sorduğun şeylere zaten bir cevap olmuş olacak. [00:04:38] Speaker A: Hazır edebilirsek bu akşam bile yayınlayabilirim. Bu akşam da elbette videonun çıktığı günden çok daha öncesi oluyor. Yani çoktan görmüş olacaklar. [00:04:44] Speaker B: Çoktan görmüş olabilirsin. Eğer gördüysen ve şimdi bu podcast'i izliyorsan... Yorumunu bekliyorum. Artık onunla böyle şey yapacağız, yorumlaşacağız. [00:04:52] Speaker A: Evet, evet, evet. Mesela bir arkadaşımıza şöyle bir yorum yazmış. ''İslam gibi mükemmel bir dini bırakıp Hristiyan olmak. Tabii siz de haklısınız. İslam'a bu kadar çok saldırı olunca hem dıştan hem de Müslümanmış gibi gözüküp İslam'ı yıkmaya çalışan münafıklar yüzünden siz de yüz buldunuz değil mi?'' diye bir güzel cümleler kurmuş arkadaşımız. Elbette yine bir genelleme. Amacımız İslam kötülendiği için İslam dışına çıkmak ya da bir dinden çıkmak değil. Amacımız, gerçekten isteğimiz sorgulamak, hakikati aramak. O yüzden bizim sorularımız bizi buraya getiriyorsa bunu elbette birileri İslam'ı kötülediği için değiller. [00:05:34] Speaker B: Bununla ilgili de bir podcastımız gelecek zaten. Yani buna benzer bir, yakın bir konudan geleceğiz bir podcast'e. Benim sorum, yani yorum yazan arkadaşım, yani İslam düşmanı değiliz. İslam'a inananlarla hiçbir alıp veremediğimiz yok. Yani... [00:05:49] Speaker A: Benim amcamla, teyzemle, babamla hiçbir problemim yok. [00:05:52] Speaker B: Şülalemle hiçbir sorunum yok yani. Birincisi, bir inançta doğdum diye o inançta kalmak zorunda mıyım? Zorunda mıyım? Hayır efendim zorunda değilsiniz. Şu caps'i koy buraya ya, zorunda mıyım? Yani iki, biz kendi inancımızı anlatıyoruz ve bu çok normal. Burada küçük bir şey gireyim, süreyi uzatmak istemiyorum hani podcast kısmının ama... Hollanda'da istasyonlarda defalarca rast geldim. Mesela İslam'ın doğruluğunu öğrenmek ister misin gibi. Pankartlar asılıyor. İslam tek yoldur. Gel ve soru sor gibi. Hollanda'da yani ben Hristiyan bir ülke olarak görmüyorum orayı da hani bizim Türk tabiriyle Hristiyan bir memlekette İslam müjdeleniyor yani. Camiler var. Benim eşimle gittiğimiz kilisemizin hemen yanı cami orada da. Yani ve şey kilisemizin rahibi özel günlerde çiçek falan veriyor onlara. Yani çok da iyi araları yani orada da düşmanlık yapan vardır tabii ki de. Burada da bize karşı o zaman senin yazdığın şey bize karşı düşmanlık olur. O yüzden birbirimizi anlayışla karşılamamız lazım. Herkes inandığı inançta özgür olmalı. Her yerde bunu özgürce inanıp düşüncesinde anlatabilmeli, ifade edebilmeli. O yüzden bizim yaptığımız şey İslam düşmanlığı değil. Tam tersine bizim konumuz İslam diğer şeyler değil. Bizim konumuz İncil'deki gerçeklere neden inandığımız. Biz bunu anlatıyoruz. Hiçbir şekilde de İslam'a saldırmıyoruz. Tam tersi gerçekten bunu içtenlikle söylüyorum. Bu kanal dahil yani biz gerçekten komşularımızı seviyoruz. [00:07:28] Speaker A: Tarihsel bir olaydan bahsetmek düşmanlık değil yani tarihli olduysa. Fakat burada bir yorum daha var çok güzel. Hristiyan olmayan bir insandan şöyle diyor, Hristiyan olmasam da videolarınızı çok severek izliyorum. Umarım kanalınız büyür ve insanlara din ve ahlak konusunda farklı bakış açıları kazandırmaya devam edersiniz. Elbette yan etkilerden bir tanesi de bu. İlla Hristiyan olmak zorunda değilsin kanalı takip etmek için. Lütfen takip edin. [00:07:51] Speaker B: Bu arada benim takip ettiğim bazı İslami Ve hoşuma giden kanallar da var. İstiyorum, bilgi almak için merak ettiğim. Ya da diğer inanışlarla ilgili, ateizmle ilgili ya da bilim. Özellikle sadece yalnızca bilimin önümüzde olması gerektiğini savunan kanallar var izlediğim, takip ettiğim. Severek de takip ediyorum, görüşlerini kabul etmiyorum. Ama onları izleyince de kendime şey demiyorum. Aa Hristiyanlığa saldırıyorlar. Yani onların fikri o. Orada özgürce anlatıyorlar yani. Güzel yani. [00:08:20] Speaker A: Doğru doğru. Cevabımız olması girip de altına arkadaşlar siz nasıl böyle bir şey yapabilirsiniz demek değil. Ama cevabını da vermeye çalışmak elbette. [00:08:27] Speaker B: Ama orada değil. Onların duymak zorunda değiller. Yani ben onlar izliyorum. Engelleyebilirdin der bana. Ben işlerine de saygı gösteriyorum. Anlatsın. Herkes anlatsın ya. Doğru. Doğru. [00:08:37] Speaker A: Özgürce herkes anlatsın. [00:08:39] Speaker B: CS Lewis'i çok öne çıkartman yeter Tolkien. [00:08:43] Speaker A: Kutsal kitabı İncil'i okunmadan önce bilmeniz gereken 5 şey yazmışız. Aklıma birkaç şey daha geldi. Bu 5 şey öylesine yazdık. 5 olmayacak. [00:08:55] Speaker B: Ya beş şey, altı şey. Evet. [00:08:57] Speaker A: Ben mesela okumadan önce şunu bilmiyordum. Mesela ilk kutsal kitap geçtiğinde, İncil geçtiğinde, arka kısmını çevirdiğimde orada haritalar var. Haritalara baktığımda, ya bu bizim memleket Adana şurası, Tarsus'lar. Antalya'dayız şu an. Bütün bu bölgeler büyük çoğunluğu Türkiye'de. Özellikle İncil tarafında. Bunu okumak Hristiyan değildim ilk gördüğümde ama beni çok sevindirdi. Yani bizim toprakların, doğup büyüdüğümüz yerlerin İncil'in bir parçası olması, orada okuyup orada araştırabilmek çok teşvik etti beni. Yani işte benim memleket yani elbette Tarsus. [00:09:38] Speaker B: Tarsus da Mersin. [00:09:41] Speaker A: Aslında Tarsus ne kadar şey Mersin'e? [00:09:44] Speaker B: Otuz dakikaya. [00:09:47] Speaker A: Kırk desek. Adana'da kırk, kırk beş, yarım saat, kırk dakika. Yani yarım saat o zaman bizimki de. Tamam. Yani aynı şey ortada kalıyor. [00:09:54] Speaker B: Ama benim babaannem oralı. Biz oradan... Nereye? Tarsuslu. Tarsus'ta doğuluyor. [00:09:59] Speaker A: Anne tarafından geliyor mu? [00:10:01] Speaker B: Biz de asıl babadan geliyoruz. [00:10:02] Speaker A: Babadan, tamam. [00:10:04] Speaker B: Ama mesela... Evet mesela çok bilinmeyen bir şey, bir gerçek. Yani insanlar okuduğu zaman bununla ilgili birçok podcast'te değindik zaten. [00:10:12] Speaker A: Doğru. [00:10:12] Speaker B: İnsanlar şey zannediyor hani, Hristiyanlık Avrupa'dan Amerika'dan geldi. Hiç alakası yok. İnci'nin son sayfalarını açarsanız oraya eklenmiş, oraya eklenmiş haritalar var. Haritaya baktığınız zaman gerçekten Hristiyanlık ilk dönemde yaşayanların bu bölgelerde olduğunu görüyorsunuz. Ben Amerikalılara çok şaşırmıştım. [00:10:34] Speaker A: Memleketinizi görebilirsiniz. [00:10:35] Speaker B: Ben bayağı artistlik yaptım yani. Amerikalılarla bir grupla konuşuyorduk. Şey yani bahsediyorum ve adam böyle şaşırıyor yani. İncil'de okuduğunuz elçinin işlerinde okuduğunuz her şey Anadolu yani. Benim topraklarım. Ben Paulus'la aynı memleketlerim dedim. Ah gerçekten mi diyor. Benim için çok normal. [00:10:56] Speaker A: Asia Minor, Küçük Asya. [00:10:58] Speaker B: O yüzden evet bu bilinmesi gereken bir gerçek. İncil burada. Bu, bu topraklardan. [00:11:03] Speaker A: Dur. Dur. Dur. Çok güzel. [00:11:05] Speaker B: Aferin. Aferin. Konuş. [00:11:07] Speaker A: Şimdi başlayacağız. Aynen. O beş şeyden önceydi. Onu saymıyoruz. Bu plus. Aynen. [00:11:11] Speaker B: Bunu en sonunda plus olarak koyacağız. [00:11:13] Speaker A: Beş artı şey gibi. Her yıl oluyor ya kaç yabancı oynatabiliriz. Aynen. Beş artı yedi filan. Kutsal kitabı okumadan önce bilmemiz gereken ilk şey nedir? İncil bir kitap değil, kütüphanedir. Ne demek istiyoruz? [00:11:28] Speaker B: Yani burada aslında bahsetmek istediğimiz bir çeşitlilik var. Yani İncil birçok farklı parçadan oluşan tek bir kitaptır. Ama içeriğinde birçok farklı parça ve Rabbim birçok farklı şekilde verdiği vahiylerden oluşur. O yüzden zengin bir kütüphanedir aslında. Tek yönlü, tek kalıplı, tek bir kitap değildir. [00:11:50] Speaker A: tek bir zamana ait değildir. Musa peygamberin yazdığı da vardır. Davut peygamberin, Süleyman peygamberin, Hezekiyel peygamberin ve yeni anlaşmaya geldiğimizde Matta, Markos, Luka ve Yuhanna'nın, Petrus'un, diğer elçilerin yazdığı, Paulus'un yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. Ve edebi tür de çok zengindir. Sadece hepsi böyle bu oldu şu oldu değil ya da bunu yapın şunu yapın değil. Şiirler vardır. içinde tarih, peygamberlikler vardır, tarih anlatımları vardır. Kesinlikle yani böyle bir de çeşitlilik vardır. Benim en çok aklıma takılan ilk kim bunu yaptı bilmiyorum ama keşke değiştirebileceğimiz şeylerden bir tanesi olsa. Kutsal kitap deyince Tevrat, Zebur ve İncil yazıyoruz. [00:12:31] Speaker B: Kutsal kitabın... Evet onu kim yaptı ben de bilmiyorum. [00:12:33] Speaker A: Neden Tevrat ve Zebur eski antlaşmayı? Çünkü orada peygamberler kitapları var. [00:12:39] Speaker B: O bence bizim ülkemizdeki bir algıdan Bir [00:12:43] Speaker A: o var, bir de insanların aklında şey var ya, Tevrat Musa'ya verildi, Zebur Davut'a verildi. Hatta bence insanların da kafası çok karışık bu konuda. Diyor ki, Tevrat verildi değiştirildi, Zebur verildi değiştirildi. Bari Tevrat'la Zebur ayrı şey mi öğretiyor? Aralarında ne tür farklılıklar vardı? Ya da Zebur'u hiç okudun mu? Hem o var hem de Zebur'la Tevrat'ın arasındaki sanki İncil ve Tevrat kadar ya da Kur'an'la İncil kadar arasında fark varmış gibi anlatılıyor. Biraz garip. Sonuçta Davud peygamber aynı zamanda İsrail'in ikinci kralıydı bir anlamda. O zaman onu düşünecek olursak bir farkı yoktu. [00:13:22] Speaker B: Tabi bir de Zebur'un içinde Musa'nın da yani Musa'nın da mezburları, şiirleri var. [00:13:27] Speaker A: Sadece yarısı, yaklaşık herhalde yarısı Davud'un. [00:13:29] Speaker B: Her şey için söylüyorum yani ayrışma bile olsa ama orada da Bu isimlerle ayrıştırıyoruz ama içinde... [00:13:36] Speaker A: Ama insanlar onu bilmiyor bence. Zebur deyince Davud yazdı. Aslında Girsel'in sadece yarısını yazdı. [00:13:40] Speaker B: Asaf var, Süleyman var. Aslında yine farklı peygamberlikler içeriyor içinde. Eğer kursa kitabı daha önce hiç okumadıysanız İncil'i ilk şeyimiz. Kesinlikle bunun böyle düz bir yazı, Emir, emir, emir, emir, emir böyle yani metodik giden bir şey değil. [00:14:02] Speaker A: En uzundan en kısaya değil böyle bir şey değil. [00:14:04] Speaker B: Daha çok bir çeşitlilik içerinde işte dediğimiz gibi şiirler var yani mezmurlar diyoruz biz aynı zamanda. Peygamberlikler, tarih, öğreti, küçük peygamberlikler, yazım teknikleri ve tarihsel bağlamlar birçok farklı çeşitlilik var ve bir seferde inmiş bir kitap beklentisiyle okumamamız gerekiyor. Yani o çünkü uzun bir süreç içerisinde Tanrı'nın doğru farklı peygamberlere vahiy ile yazılmıştır. Bugün biz İncil'i elimize aldığımızda tek bir kitap olarak okuyoruz ama öncesinde yani Musa peygamberin yazdığı yazılardan sonra Yeşil'e Yeşil'e ilgili olan bölümü okuyoruz. Ve onu Musa yazmadı. Yani işte Yeşe'ye sonra okuyor. Yani ilerliyoruz sonra Yeşe'ye geliyoruz. Mezmurlara geliyoruz. Yani bu bu yaklaşık 4000 yıllık bir süreç. Burayı yandıysa benimle dalga geçerdi. Evet evet evet. O biraz biraz. Kaç yıllık ya ben unuttum. Özür diliyorum. [00:15:04] Speaker A: Yok sorun değil. Ama hatırlamıyorum yani. Mesela eski anlaşma yeni anlaşmanızda 400 yıl. Evet, var zaten. [00:15:08] Speaker B: Ama bu peygamberlik döneminde de eski anlaşmada uzun bir süreç içerisinde yazıldı. Yani tek seferde indi ve bitti gibi bir şey olmadı. [00:15:15] Speaker A: Yaklaşık bir 900 yıl gibi bir rakam söyleniyor. Belki biraz daha fazla peygamberlikler için. Ama yasayı şey yapmıyorum. [00:15:24] Speaker B: Ve İncil içerisinde de görüyoruz aynı şeyi. Yani farklı elçilerin Rabbin esinlemesiyle bu mektupları yazdığını ve eski anlaşmayla birlikte bir bütün olarak aynı konuyu anlatsa da içeriğinde birçok çeşitlilik olduğunu görüyoruz. [00:15:40] Speaker A: Yani burada belki yani bir kutsal metni yargılamadan önce, sorgulamadan önce o sorgudan öncesinde kendi varsayımlarınızı düşünmeniz gerekiyor. Çünkü ben Kur'an için nasıl indirildi, nasıl verildi, nasıl bize ulaştı bir öğreti var orada. Bunu alıp ben hep her şeyi uygulayamam çünkü bizim inancımızın farklı bir geleneği var. Nasıl olduğuna dair. Farklı bir anlatım var. Bu da okumadan önce dikkat edilmesi gereken şeyden bir tanesi. Fakat bir sonraki maddeye geçelim. Hangi bölüm en çok gelen sorulardan bir tanesi? Hocam şimdi İncil'i aldım, Kutsal Kitap'ı aldım. Hangi bölümle başlayayım diye bir soru geliyor. Ve çoğu kardeşim farklı şekillerde cevaplıyor bunu. Bazıları diyor direkt yaratılıştan başla. Yok kardeşim eski ayeti okuma yeni anlaşmadan başla. Ya da yeni anlaşma arasında da Yuhanna'dan başla. Gibi gibi söylemler var. Sen ne düşünüyorsun bu konu hakkında? [00:16:33] Speaker B: Yakut'tan başlayın. Ben de bir ayrı farklılık yapayım. Ya şimdi eğer daha önce hiç okumadıysanız ve İncil hakkında çok fazla bir bilginiz yoksa yani kulaktan dolma bilgileriniz varsa Hristiyanlık'la ilgili zaten bu podcastin de amacı bu. O zaman benim tavsiyem Yuhanna olur. Nedeni? Yuhanna'da daha açık bir şekil, daha açık değil mi? Direkt Hristiyanlık nedir'in direkt girişte kafadan onu görüyorsunuz. [00:17:02] Speaker A: Evet. [00:17:02] Speaker B: İsa Mesih'in hayatı kimliği konusunda direkt görüyorsunuz. Yani Matta ve Luca biraz daha tarihsel bağlamla ilerliyor işleri. Yani soy ağacı var, soy kütüğü var, daha detaylar var. Daha anlatım olarak farklı bir perspektiften yansıtıyorlar. Ve Marcus sanki biraz daha o dağılmış olan Yahudilere yazılmış net, öz bir. Doğru çok kısa. Yani ve benzetmeler de öyle. O yüzden Yuhanna biraz da İsa'nın kimliğini biz inancımızı açıklarken neye inandığımızı direkt gösterdiğimiz ayetler de orada içerdiği için. Anlaşılması kolay, dil yapısı biraz daha kolay. [00:17:44] Speaker A: Biraz da felsefi. [00:17:45] Speaker B: Biraz da felsefi kısmı da var. O yüzden Yuhanna'yı tercih etmelerini tavsiye ederim. Tabii ki Marcos'u da okurlarsa, Luca'yı da okurlarsa ya da işte Matta'yı okurlarsa aynı mesajı alacaklar. Yani bir mesaj farkı yok. Burada hani onu anlamamaları lazım. Hani dışarıda anlatıldığı gibi Marcos İncil'i, Matta İncil'i diye bir şey yok. Yani bunlar... İncil var. Ve bunlar İncil'in kısımları. Ben bunu söylediğim için bir hocamız kızmıştı. Suresi, öyle bir şey yok. Hayır arkadaşım, Suresi de aynı zamanda. Ama bunların anlatım, dil yapısı birbirinden doğal olarak farklılıklar gösteriyor. Çünkü hitap ettikleri gruplar farklı. O yüzden Yuhanna biraz daha... Grekçesi de kolay. Zaten Grekçesine bakıldığında biraz daha kolay ve basit bir Grekçesi var. O yüzden Yuhanna'dan tavsiye ederim. [00:18:36] Speaker A: Sen hatırlıyor musun ilk hangi bölümü okumuştun? İncil'i ya da Kutsal Kitap'tan. [00:18:41] Speaker B: Güzel soru ya. [00:18:42] Speaker A: Ben ilk okuduğumda 2004-2003 yıllarıydı. Direkt Matta'dan başlamıştım. Fakat ben gittim bu soruyu sordum kilisede. Neredeydim? Batık Kent Protestan Kilisesi'ndeydim. Orada birkaç ağabeye sormuştum. Yani daha Hristiyan değilim. Hatta Hristiyanlıkla daha yaşayışlıyım bir dönemde. İçten içe de merak ettiğim birkaç konu vardı. Onların tavsiyesi Yuhanna oldu. Oradaki ağabeylerden bir tanesinin. Diğeri biraz daha başından başla sonuna kadar oku kardeşim. Niye soruyorsun der gibidir. [00:19:14] Speaker B: Öyle sinirle gelmeyin bana. [00:19:15] Speaker A: Ya ya bu da soru bir kardeş ya. Oku ya oku. Sanki şey o kadar da uzun değil yani. Başla oku hemen. [00:19:20] Speaker B: Daha 10-11 yaşlarında ilk İncil'i okuduğumda. [00:19:22] Speaker A: Pokemon'un daha başlangıç döneminde. [00:19:25] Speaker B: Pikachu mu Matta mı hangisi seçim bilemiyordum. Ama ben şey diye hatırlıyorum yani Matta'dan başlayan İncil'i direkt elime alıp şey hatırlıyorum benim hala duruyor ikincisi duruyor iyi ki hatırlamıyorum nerede ama öyle İncil'in vardı eski o kırmızı kapaklı. Yani oradan direkt açıp okumaya başladığımı hatırlıyorum. Ama en zevk aldığı okumaktan zevk aldığım Vahiy'di. Çocukken evet biraz aksiyon var. Ama Yuhan'la ben aynı fikirdeyim. Yuhan'la bence daha iyi olur. Tavsiye ederim yani. [00:19:57] Speaker A: Evet. Üçüncü madde ise eski ait ve yeni ait ilişkisi. Bunda detaylı girmek istemiyorum. Şimdiden söyleyeyim. Amacımız burada daha yüzesi olarak eski ait yani Tevrat, Şimdi bak aynı şey düşünüyorum. Tevrat, Zebur. Yok yani Tevrat, peygamberlikler, Zebur, Süleyman'ın özellikleri o bütün kısma baktıktan sonra diğer tarafta da yeni ahit. Yani müjde kitapları, mektuplar ve vahiy bölümü var. Bu ikisine baktığımızda bazı insanlar dışarıdan ve sonradan Hristiyan olan kişiler için de eski ayetli yeni ayetin arasındaki bağı anlamış değiller. Senin bu konu hakkında bir açıklaman var mı? [00:20:34] Speaker B: Çok. Çok. Çok. [00:20:35] Speaker A: Anlat. [00:20:36] Speaker B: Ya şöyle şimdi dediğine katılıyorum bazen özellikle yeni iman eden kardeşler de bunu anlamakta çok zorlanıyorlar. Yani bu yeni ait, eski ait kısmında. Ama yeni ahit dediğimiz şey yani İncil, İsa Mesih'in bu gelişiyle olan lütuf aslında zaten peygamberlerin eski anlaşma içerisinde müjdelediği Tanrı'nın vaat ettiği şey. O yüzden eski ayeti bilmezsek yani eski ayet olmazsa İsa Mesih'in gelişi zayıflar. İsa Mesih'in kimliği konusunda hiçbir fikrimiz olmaz. Neden geldi, niye geldi? Geldi. Onda nasıl yani? Bu bütün hepsi eski anlaşmada var olan şeyler. Yani bütün o vaatlerin hepsi eski anlaşmanın içerisinde ve İncil'le beraber İsa Mesih'in gelişiyle de bunlar, bu vaatler gerçekleşiyor. İncil'in içerisindekiler İsa Mesih'in ikinci gelişiyle artık tamamen gerçekleşmiş olacak. O yüzden bu bağlamda bilmek lazım. o ikisi arasındaki ilişki çok güçlüdür. [00:21:34] Speaker A: Doğru. Yani geldiğimiz bu durum neden bir kurtarıcıya ihtiyacımız var? Eski anlaşmana net bir şekilde öğretiliyor. Orada verilen peygamberlikler, vaatler var ve bir gün o yılanın başı ezilecek ve İsa Mesih'in gelmesiyle bunun nasıl tamamlandığını görüyoruz. Çoğu zaman yeni anlaşmada İsa Mesih bir şey yapıyor ve diyor ki hemen ardından müjde yazarları şu ayet yerine gelsin diye oldu, bu peygamberlik yerine gelsin diye oldu. Yani planlı, böyle bir rastgele geldim, çarmıha gerilmesi bile bunun bir parçası. İsa Mesih'in bilerek, isteyerek ve peygamberlikler yerine gelsin diye yaptığı bir şey, bu çok önemli. [00:22:12] Speaker B: Gelen bir şey mi? [00:22:13] Speaker A: Benim düşüncem kesinlikle yaratılışın dokunması. [00:22:16] Speaker B: Kesinlikle. [00:22:16] Speaker A: Çünkü yaratılış ve Yuhan'la direkt el ele, yaratılış bölümünde yakın bir zamanda vaaz ettiğim için şey yapmak zorundayım. [00:22:22] Speaker B: Aslında bununla ilgili podcast da çektik. Yok bir şey söyleyeyim. Bununla ilgili ilk podcast'imiz, canlı podcast'imiz beraber online podcast'imizde bunu konuşmuştuk. Doğru, yaratılıştaki... Yaratılış ve Yuhan'la yani o bağlamı konuşmuştuk. [00:22:35] Speaker A: Doğru. Elçilerin işlerine daha çok girmiştik ama... Evet, elçilerin işleri. Ama yaratılışta şeyi görüyoruz. Yani Tanrı'nın sadakati, insanın günahı, tekrar ve tekrar Tanrı'ya başkaldırışı ve Tanrı'nın merhamet dolu, sadık bir şekilde, planına sadık bir şekilde davranışını görüyoruz. Bu önemli. Bir bağ var. Biz şey inanmıyoruz. Eski ayet geldi, Tevrat geldi, değiştirildi. Ondan sonra İncil geldi ve bu nedenle eski ayeti reddediyoruz değiliz. Bir ilişkisi var, bir bağı var. Fakat şuna da girmemiz gerekecek bir sonrakinden, hangi kısımları geçerli eski anlaşmanın? İkisi çelişiyor mu? Gördüğümüz Tanrı karakteri arasında ne tür farklılıklar var? Var mı? Elbette bunlara da girmemiz gerekiyor çünkü yolunayabilmek için gerekli. [00:23:18] Speaker B: Özellikle bunu hazırladığımız için ilerleyen podcastlerde bence kesinlikle bunlarla konuşmalıyız. Çünkü böyle yanılgıya düşen çok kişi var. Hristiyan olup yani eski anlaşmayı kabul edemeyen, dini söyleyen kardeşler de var. Anlıyorum sizleri ama doğru perspektiften okumuyoruz eski anlaşmayı. Eski anlaşmanın ne olduğunu, nerede yazıldığını, nasıl yazıldığını o bağlamı kaçırırsak O zaman yeni anlaşma tanrısı, sevgi tanrısı, eski anlaşma tanrısı, yargı tanrısı bağlamdan tamamen kopmuş cümleler savurmaya başlıyoruz. Bununla ilgili Hristiyanlığı eleştiren bir sürü kanal bile var. Seninle bir ara konuşmuştuk yani bir şiiri düz metin gibi okuyamazsınız yani. Bir şiiri okurken bir düz metnini eleştirir gibi eleştiremezsiniz. Oradaki bağlam, şiir yapısı, kullandığı kelimelerin içeriğindeki benzetmeler. Bunları bir algılamak lazım. O yüzden de bunu anlatıyoruz. Yani okurken bu bağlamları kaçırmayalım. Güzel. [00:24:23] Speaker A: Sıradaki maddemiz diğer dillerde biraz daha önemli, büyük bir soru. Mesela İngilizce okuyor olsak hangi çeviri en iyisi? Hangi çeviri okumalıyız kardeşim? [00:24:34] Speaker B: Bir kere sizin İngilizce'de bile 20 tane [00:24:36] Speaker A: Burada kime laf atacağım? Laf atmak derken de yani aslında bir anlamda teşekkür edeceğim. Batuhan kardeşimiz bir web sitesi zannetti. Ve orada bütün çevirilerin yan yana aynı zamanda görebileceksiniz böyle kaç tane çeviri var. Onu belki yorumlarda kendisi de gelip yazar. Ama linkini bırakacağız oraya. Çok güzel yapmış, henüz yayınlanmadı. Yani en azından bu podcast yayınlandığında. piyasaya çıkıp olup olacak mı çıkacak mı bilmiyorum ama güzel bir çalışması var. Destekliyorum. Fakat Türkçe'ye geldiğimizde elbette farklı tercümeler var. Çok tarihi, Osmanlı zamandan kalma çeviriler var elimizde. Fakat şu an en çok kullanılan hangisi? [00:25:16] Speaker B: Modern çevirisi diyoruz işte. O yeni çeviri 2009. Özellikle daha ağır, daha çok kullanıyoruz herhalde. [00:25:22] Speaker A: Kesinlikle. Herhalde hemen bir bakalım mı şuradan? [00:25:24] Speaker B: New Version'da aslında şey yani kutsal kitap uygulaması var. Yeni okuyacak olanlar için. [00:25:29] Speaker A: Kesinlikle tavsiye ederiz. [00:25:30] Speaker B: Bizim editörümüz büyük ihtimal buraya böyle kocaman... [00:25:34] Speaker A: Bak şimdi benim ekranı oraya koydum. Açalım hemen. Kutsal Kitap Yeni Çeviri 2001-2008 olarak çıkıyor bende ama aslında bu Kutsal Kitap 2001 ve 2009 diye yazmışız ama 2001 ve 2008 aynı çeviri. Sadece bir güncelleme. Neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyoruz? Ne güzel Osmanlıca bir çevirimiz var kardeşim. Yani neden modern Türkçe'ye çevirmeye ihtiyacı duyuyoruz? Yetmez mi? [00:25:57] Speaker B: Ya şöyle, bunu da aslında genele de bir cevap gibi oluyor ama... Arkadaşlar dil yaşayan bir şey. Yani dil yaşıyor. Bugün işte şimdi Z kuşağı mı? Ben bu şeyleri çok takip etmiyorum. Yani yeni nesil işte... Yaşlanıyorsun evet, devam et. Çok buğumur bir laf olmuş değil mi? [00:26:15] Speaker A: Aslında buğumurmuşum. [00:26:18] Speaker B: Ya şöyle genç kardeşleri bir şeyin etiketinin içerisine koymak istemiyorum ama tabi ki de kuşaklar arası, jenerasyonlar arası bir fark var. Yani bugün özellikle lisedeki, üniversitedeki arkadaşlar konuşurken böyle bazen anlamıyorum. Yani işte guest lighting bilmem neler falan yok bizde öyle şeyler. Biz dümdüzüz bu konuda. Şimdi doğal olarak kullanılan kelimeler, bir şeyi atfeden kelimeler değişti. Kuşaktan kuşağa değişiyor artık bu. Bu da İncil'in de sürekli bu konuda güncelleme yapılma ihtiyacı olabiliyor bazı kelimelerde ya da durumlarda ama hep değil. Yani senede bir oturup da İncil'in Türkçesinde düzenleme yapılmalı mı, daha anlaşılır mı diye tartışıldığını sanmıyorum yani ama genel olarak bir çeviri var. Ve bu çevirinin yanı sırada belli yıllar sonra daha anlaşılır olması için o cümlenin tekrardan çevrilebilir. Burada sorun yok. [00:27:15] Speaker A: Çünkü amaç şey değil. Gidip Grekçe, buyurun burada, Grekçe metnimiz var. Grekçe öğrenin arkadaşlar. Grekçe, yani Yunanca ama modern Yunanca değil. Onu öğrenin, ondan okuyun. Fakat amaç okumak değil. [00:27:30] Speaker B: Değil. [00:27:30] Speaker A: Amaç Duymakla insanlar değişmiyor, dönüşmüyor. Seslerle değil. Anlam, idrak etmek, idrak ettiğin şeyin yüreğe işlemesi ve senin hayatını değiştirmesi amaçlanıyor. Rabbin sözü diyoruz biz buna. Eğer Rabbin sözü ise amaç bulunması değil elimde, duvara koymak değil. Amaç okunması ve anlam. [00:27:50] Speaker B: Tabi Grekçesini ezberleyebiliriz bu arada. Ne fark edecek? Eski Grekçe'de İncil'i okudum, ezberledim, pata pata konuşuyorum. Anlamıyorum ama. Dua zamanlarında mesela Yuhanna'yı açıyorum, ayetleri okuyorum ve diyorum ki dua ettim. Ne dua ettin? Nasıl dua ettin? Neden dua ettin? Neye dua ettin? Ne oldu? Bu söz eğer yüreğimizde içselleşmiyorsa, bu sözün felsefesini kabul edemiyorsam eğer, buna inanmamın bir mantığı yok. İşte bu Hristiyanlar arasında yaygın bir düşüncedir. Reformun da ana noktalarından da bir tanesidir. Bence bu konuda çok hepimiz, yani yeni okuyanlar için de söylüyorum, yeni kardeşler için de söylüyorum. Bunu gerçekten sahiplenmeniz lazım. Bir şeyin, bilmediğiniz bir dilde bir şeyler ezberlemek zor değil. Operada da adam İtalyanca bilmiyor, şakır şakır İtalyanca şarkı söylüyor. Yani adama dersin ki... Çok kültürlü bir insansın, tamam anlıyorum. Babacım nereden öğrendin? [00:28:51] Speaker A: Ya operalarda Hollanda'ya gittiğim için mi? Ya işte operalı dinlemem. Tamam tamam anladım. [00:28:59] Speaker B: Ama demek istediğim şey şu yani bir şeyi ezberlemek, onu hatim etmek, böyle sürekli onu anlatmak bu çok zorlamaz sizi yaparsınız. Her gün çalışırsanız yaparsınız amacınız buysa. Ama İncil'de yaşayan bir söz var. Gerçekten Tanrı'nın ciddi bir mesajı var. Çünkü konu sensin. Yani konu düşmüş, Adem'le beraber düşmüş ve Tanrı'dan uzaklaşmış, ölümü hak etmiş insanlık. Konu direkt sensin. O zaman Tanrı sana direkt konuşuyor. Bunu anlamak için de bunun çevirisine ihtiyacın var. Grekçe bilmiyorsan ölümü hak etmiş olmuyorsun. Grekçe bilmiyorsan işte çevirisi var ve Hristiyanlık tarihi boyunca İncil gittiği her dile çevrilir. Çevrilmiştir. Çünkü gerçekten burada çok önemli Tanrı'nın yaşam sözleri duruyor. Bunu içselleştirmek, anlamak için çok gerekli. [00:29:49] Speaker A: Telafuzunda Banu abla kadar iyi olmasak da elimizden geldiğince biz de bir şeyler söylemeye çalışıyoruz yani. [00:29:56] Speaker B: Çalışıyoruz. İlerleyen zamanda Tabii ki de bu arada Grekçe öğrenebilirsiniz. Grekçe kelimelerin ne anlama geldiğine bakabilirsiniz. Ve bir gün siz de iyi bir akademisyen olsanız Banu Çelik olabilirsiniz. İşte. [00:30:08] Speaker A: Olamazsınız bir ihtimal. [00:30:10] Speaker B: Ya da onu görebilirsiniz. [00:30:11] Speaker A: Belki siz de iyi bir İncil okuyucusu [00:30:14] Speaker B: olursanız siz de bir gün Banu Çelik'i görebilirsiniz. Ama tabii bu arada yani İncil'de tartışılabiliriz bu arada çevirilerinde. [00:30:22] Speaker A: Doğru. [00:30:22] Speaker B: Tartışılıyor da bu arada. [00:30:24] Speaker A: Grekçe'ye gideriz. [00:30:24] Speaker B: Buradan aslında buraya geliyoruz. Şimdi Grekçesi zaten sabit. Problem yok. Ama Grekçe kelimenin karşılığı nedir? Bu cümle yapısında ne ifade ediyor konusunda Banu abla gibi Grekçe uzmanları tartışabiliyorlar. Bizler de bu tartışmaya dahil olabiliriz. Fikrimiz de olabilir. [00:30:43] Speaker A: Yani burada demek istediğimiz okuyup anlayabiliyorsanız mükemmel. En önemlisi bizim için bu. Anlayıp, onun dediklerini yapmamak için tartışabiliyorlar. [00:30:52] Speaker B: Ama anladığı için tartışıyorlar. Birinden duymanıza gerek yok. Grekçesi böyledir diyen birinden ders almanıza gerek yok. İncil anlaşılır bir şekilde önünüzde. Onu okursunuz, anlarsınız, sorularsınız. [00:31:05] Speaker A: Çoğu insanın da saldırısı bu oluyor zaten. Çok sade hocam ya, çok basit ya. [00:31:09] Speaker B: Ne güzel işte. [00:31:10] Speaker A: Ama işte aklımda hep şey var ya, gökten geldiyse, Allah'ın sözü ise şey olacak böyle bizi biraz anlayamamamız gerekiyor. Sanki biraz uzak, mesafeli olması ama bu da işte tarla düşmesini. [00:31:22] Speaker B: Elfçe çok kulağa hoş geliyor, anlamıyoruz, bıdı bıdı olmuş. [00:31:25] Speaker A: Bak ya, Elfçe'ye bağlı da. [00:31:27] Speaker B: Çok seviyorum ben, ne yapacağız böyle? [00:31:30] Speaker A: 5. madde okurken kendimize sorabileceğimiz sorular diye not almışız. Aldım metni, açtım Yuhanna'yı hocam. Düz bir dedin ya, metin gibi okumamak gerekiyor. Başlangıçta söz vardı, söz Tanrı'yla birlikteydi ve söz Tanrı'ydı. Başlangıçta o Tanrı'yla birlikteydi. Her şey onun aracılığıyla var oldu. Var olan hiçbir şey onsuz olmadı. Yani çok dolu dolu bir ayet. Şey değil yani, İsa Mesih Şükü'ye gitti değil. Bunu okurken ne tür sorular sormamız gerekir? Kutsal metinlere baktığımızda hem aklımız için hem yüreğimiz için ne tür bir hazırlık iyi olur? [00:32:09] Speaker B: Yani özellikle burada İsa hakkında ne öğreniyoruz sorusunu sormak çok önemli. İsa'nın kim olduğu ile ilgili. Doğru. Soru sormak çok önemli. Çünkü İncil'i okuduğunuz zaman İsa Mesih'i ve bu aracılıkla da babanın bizler için o sunduğu lütfu görüyoruz. O yüzden bence bu ilk şey özellikle de bunun yanı sıra bu sahnede bu durumda İsa kim, kimi görüyor, onlarla nasıl konuşuyor, kimle konuşuyor sorusunu sorabilirsiniz ilk olarak. [00:32:43] Speaker A: Amacımız orada var olan bağlamın içinde. Ne oldu öncesinde, ne oldu sonrasında. Elbette o Yuhanna ayetini kastan okudum. Çok dolu dolu bir ayet ama mesela Markos'a gittiğimizde, Markos'un ikinci bölümünde mesela direkt girişinde, birkaç gün sonra İsa tekrar Kefernavum'a geldiğinde evde olduğu duyuldu. O kadar çok insan toplandı ki artık kapının önünde bile duracak yer kalmamıştı. İsa onlara Tanrı'nın sözünü anlatıyordu. Buraya baktığımızda bile Ne oluyor? İsa Mesih ne dedi? Ve bu konu hakkında ben ne düşünmeliyim? Ya da bu, eğer bu gerçekten olduysa benim için neyi ifade ediyor? Sorular sorarak kutsal methine yaklaşmamız çok değerli oluyor. Yani boş bir şekilde okudum, anladım değil. Anlamamız mümkün değil ilk okumada. Neden? Çünkü kültürel fark var. Tarihi fark var. 21. yüzyılda yazılmış bir metin değil. Birçok varsayımı sorgulayarak bence methine yaklaşmamız çok önemli. Ne kadar dedik ya, Grekçe bilmek zorunda değilsin ama metne yaklaştığında da Türkçe bilmek zorundasın. Ama aynı zamanda aradaki 2000 yıllık bir tarihin olduğunda fark etmen gerekiyor. Paulus'un zamanındaki halk değiliz yani biraz değişti ortam. [00:33:56] Speaker B: Özellikle İncil'i okurken bence yani senin dediğine katılıyorum. Neden? Kimler var? Neden bu bölüm, bu bölümün içine neden bunlar geçiyor? Ve bu gerçek olsaydı benim için ne değişirdi? Yani bu üç soru bence çok değerli sorular. [00:34:14] Speaker A: Bu elbette şey sorusu yani iman etmeyen birisi, Hristiyan olmayan birisi. [00:34:18] Speaker B: Senin için belki gerçek değil bunlar, gerçekleşmedi. Ama gerçek olsaydı peki senin için ne değiştirirdi, seni nasıl hissettirirdi? Bence bunu sormak çok elzem bir konu. Hem yeni okuyanlar için söylüyorum bunu hem de yeni imanlı kardeşler için söylüyorum. İncil'i okurken çok su gibi akıp gider ve arada sanki hiç vakit yokmuş gibi yani tık tık tık tık böyle atlıyor bütün yani her şey İsa kefennama geldi yani ne kadar yürüdü yani ne kadar zaman geçti yani bunlar böyle bir günde olmuş bir olaylar zinciri değil o yüzden Okurken de o zaman kavramını fark etmiş oluyorsunuz. İnsan nereye gitti? Nasıl gitti? Kimler vardı? Ne kadar zaman geçirdi? Yani orada kimler vardı? Kimlerle görüşüyordu? Yani Yahudiler tarafından dışlanmış kişiyle mi görüşüyordu? Ya da orada işte vergi görevlisiyle mi görüşüyordu? Kimle görüşüyordu? Kimlerle görüşüyordu? Yani o zaman bu soruları sorduğunuzda bağlama, anlamanıza yardımcı olur. Hem de yani İsa'nın bu davranışı, bu söylediği söz, bu Tanrı sözü sizi nasıl hissettirdiğini de sormalısınız kendinize. Yani sizi nasıl hissettiriyor? Rahatsız mı ediyor? Bir soru mu aklınıza getiriyor bu hikaye, bu durum? Ve yani bu gerçekten olsaydı eğer inanmıyorsan, Ama gerçek olsaydı ne değişiyordu senin hayatında? [00:35:41] Speaker A: Nasıl tepki verirdin? Tanıyan bakışın hakkında ne değişiyor? [00:35:43] Speaker B: İnsanlara bakış hakkında ne değişiyor? O yüzden bence bunlar gerçekten çok önemli ve dediğimiz gibi kesinlikle Grekçe bilmene gerek yok ama Türkçe bilirsen çok iyi olur. Türkçe okuyorsan senin için çok önemli. [00:35:57] Speaker A: Bu kadar okumaktan bahsettik. Bu arkadaşlarımız Kutsal Kitap'a ve İncil'e nasıl ulaşabilir? Nereden ulaşabilir? Bir Kutsal Kitap uygulamasından bahsettik. Bunu editör arkadaşımız şuraya bir yere bıraksın lütfen. [00:36:10] Speaker B: Yaptı bile ben inanıyorum ona. [00:36:12] Speaker A: Dokundun bak şimdi kapattık. Başka ne olabilir? [00:36:15] Speaker B: Yani dediğimiz gibi kutsal kitap uygulaması bir, iki yani kiliselere giderek oradan da direkt fiziki olarak İncil alabilirsiniz. [00:36:23] Speaker A: Onu o kiliselerin nerede olduğunu görmek istiyorlarsa Instagram sayfamızda kiliselerimiz linki var. Oradan haritada görebiliyorsunuz. [00:36:31] Speaker B: Oradan Google haritası yaptık. Sizler için. Sanki ben yapmışım gibi üstüme alayım. Çok uğraştım. [00:36:37] Speaker A: Sorun değil artık. Sen şey yap. Sen yapmış gibi yap. [00:36:40] Speaker B: Onu da buraya bence linkini koydu şimdi editör arkadaşımız. Yani orada bütün bulunmuş şehirdeki kiliseleri görebilirsiniz. Adres ve iletişim bilgilerini görebilirsiniz. Oraya gidip oradan da incil temin edebilirsiniz. Evet. Bu farklılık ama mesela bunu hiç konuşmadık belki. Sen nasıl düşünüyorsun bilmiyorum. Mesela telefondan kutsal kitap okumak yerine incilden okumayı daha çok yani fiziki olarak kitap okumayı daha çok tercih ediyorum. [00:37:08] Speaker A: Evet. [00:37:09] Speaker B: Eğer siz de öyleyseniz gidip bir direk kitap olarak alabilirsiniz. [00:37:12] Speaker A: Ben uygulama tarafında hem kaydedebiliyorsun ya. [00:37:15] Speaker B: Evet. [00:37:15] Speaker A: O çok güzel, paylaşmak çok daha kolay ve aynı zamanda dinleyebiliyorsun. Kutsal kitabı bence en çok değerli. [00:37:22] Speaker B: Normalde çalışmalar yaparken falan kutsal kitabı buradan okuyorum ama sen kişisel olarak işte. [00:37:27] Speaker A: Çok boomersın ama. [00:37:29] Speaker B: Bir takip edeceksem çok yaşlandırdınız beni. Ama ben şeyi seviyorum hala. [00:37:34] Speaker A: Saçı beyaz olan adam sana ödüyor. Fit kalmaya çalışan yaşta. Tarkan. Ve aynı zamanda bence unuttuğumuz bir şey var. Kutsalkitap.org'a gidip ücretsiz bir İncil sipariş edebilirsiniz. Eğer soruları cevap verirseniz size Kutsal Kitap'ın tamamını eski yeni anlaşmanın birlikte veriyorlar, hediye ediyorlar. Çok değerli aletler. [00:37:56] Speaker B: Ben bir tane daha alayım ne olacak canım. [00:38:01] Speaker A: Tavsiye etmiyorum. Bunu lütfen yapmayın böyle. [00:38:03] Speaker B: Kardeşler, hep beraber girip sorulara cevap vermeyelim mi? Yok ama çok güzelmiş, onu bilmiyordum ya. [00:38:10] Speaker A: Evet, evet. İyi ki biliyordum. Böyle kanala baktığımızda 5 farklı test var. O bir nevi kitap okuyorsun, o bir testi cevaplıyorsun. Ya da soru yani doğru cevap, yanlış cevap değil de. okuduğunu ne kadar anlıyorsun, onu paylaşıyorsun. Beşinci testten sonra sana hediye ediyorlar. Çok değerli. Güzel. [00:38:28] Speaker B: Bence çok iyi. [00:38:28] Speaker A: Tavsiye ederim. Linkini de yorumlarda bulabilirsiniz. Spotify'dan, Apple'dan dinliyorsanız YouTube kanalımıza gidip abone olursanız çok güzel olur elbette. Var mı söylemek istediğin bir şey? Kapatmadan önce. [00:38:40] Speaker B: Çok mutluyum, Antalya'dayım. Geldiğimde ilk podcast'ım. Uzaktan podcast yapmak da çok güzeldi ama burada olup podcast yapmak çok daha güzel. Buradan fakir edebiyat yapmak çok güzel. [00:38:51] Speaker A: Gerçekten fakir zanım, bak duvarların haline bakın ne hale geldik. [00:38:56] Speaker B: Ama gerçekten yorumlarınızı okuyoruz, çok teşvik alıyoruz. Hem bizi yüreklendiriyor. Farklı görüşte olan arkadaşların yorumlarını okumaktan çok keyif alıyorum. Sorularınızı okumaktan keyif alıyorum. Yani Tiranus kanalı yöneticileri zaten cevap veriyorlar orada ve ben de oradayım her zaman da arada. Cevap verenlerden biri. Gıcık olsanız bilinir o benim. Yok o kadar değilim. Ama gerçekten çok keyif alıyor. Bir topluluk olarak büyüyor olmak da bana çok keyif veriyor. Abone olun, yorum atın. Bizlere fikirlerinizi söyleyin. Çok değerli bizim için yani. [00:39:29] Speaker A: Güzel. Ağzına sağlık. Arkadaşlar çok teşekkürler bize eşlik ettiğiniz için. Selamın emrini dediği gibi lütfen kanalımıza abone olup videomuzu beğenmeyi unutmayın. Yorumlarda da destek mesajlarınızı ve sorularınızı bekliyoruz. Kendinize iyi bakın, esen kalın. [00:39:42] Speaker B: Esen kalın.

Other Episodes

Episode 13

March 28, 2026 00:37:07
Episode Cover

Kutsal Hafta: İsa'nın Yeruşalim'e Girişinden Son Akşam Yemeği'ne Kadar Her Şey

Bu özel bölümümüzde, Antalya İncil Kiliseleri Başpastörü Ramazan Arkan ile birlikte Kutsal Haftayı ve Hristiyanlık inancının temel taşlarını inceliyoruz. Palm Pazarından başlayarak, İsa Mesih'in...

Listen

Episode 44

August 09, 2025 00:28:25
Episode Cover

İsa'nın Görkemi ve Dünyanın Acısı: Dağın Başından Dağın Dibine

Özgürce'nin bu bölümünde konuğumuz Pastör Ramazan Arkan ile Türkiye'de Hristiyan olarak yaşamanın ne anlama geldiğini masaya yatırıyoruz. Dışlanmadan tehditlere uzanan kişisel tecrübeler ışığında, "Tüm...

Listen

Episode 5

November 23, 2024 00:23:42
Episode Cover

Kutsal Kitap'ta Allah'ın İsimleri ve Tanrı'nın Kendini Tanıtma Şekli!

Kutsal Kitap'ta Allah'ın İsimleri ve Tanrı'nın Kendini Tanıtma Şekli! Pastör Özgür Uludağ ve Pastör İsmail Kulakçıoğlu'nun derin teolojik sohbetine katılın! Bu keyifli programda Tanrı’nın...

Listen